Sesimizi Kimseye Duyuramıyoruz

Ben eşi tutuklu, iki çocuk ile hayata tutunmaya çalışan bir anneyim. Eşim başarılı bir öğretmen olarak çalışmakta iken, girdiği sınavlarda başarılı olduğu için, yüksek not aldı diyerek tutuklandı ve cezaevine konuldu.
Mahkemede, 2 matematik sorusunu yanlış çözüm yolu kullanarak, doğru cevaba ulaştığını söylemişler. Eşim de, ben matematikçiyim eğer isterseniz soruları tekrar çözebilirim demesine rağmen, hakim dinlemeyip tutuklanarak cezaevine konuldu.
Yaklaşık 9 aydır cezaevinde. Eşimi komşumuz olan bir avukat savunmakta. Avukatınız hiçbir delil yok kısa sürede çıkar dedi. Yaklaşık 9 aydır hiçbir delil olmamasına rağmen tutukluluğu devam etmektedir. 15 Temmuzdan sonra eşim ile yüz yüze açık görüş yapamadık. 15 Temmuz itibariyle açık görüşler iptal edildi. Eşim ile 15 günde bir telefon ile görüşüyorum. 15 günde bir ahizeden, camın arkasından görüşüyorum.
Tutuklu haklarından olan, çocuklarımın açık görüş hakkı verilmedi. Aleni olarak tutukluluk hakları ihlal edildi. İlk zamanlar çocuklarıma eşimin tutuklandığını ifade edemedim. Kısa sürede çıkacak ümidiyle bekledim ancak çocuklarına babalarının tutuklandığını sonradan ifade edebildim. Babaları ile görüşmeye gittiler. Sincan cezaevinde yapılan muamele ve tavırlar, çocuklarımın ve benim psikolojimi bozdu. Çocuklarım artık açık görüşme haricinde gitmek istemiyorlar. Evde sürekli bana babalarının ne zaman eve döneceğini soruyorlar. Ben sorularına cevap veremiyorum.
Benim çalıştığım kurum 23 Temmuz itibariyle kapatıldı. Hiçbir hakkımız devlet tarafından verilmedi. Şu an 1100 lira işsizlik maaşı ile çevreden komşuların yardımıyla geçinmeye çalışıyorum. Ailem bana eşinden ayrılıp gelebileceğimi, yoksa bakmayacaklarını ifade ettiler. Eşimin ailesi ise altı ay hiç aramadı, maddi olarak herhangi bir destekleri olmadı. Altı ay sonunda gelip bir ay benimle kaldılar. Bu dönem çocuklarıma ve bana psikolojik baskı ile geçti. Kayınpederim ve kayınvalidem çocuklarımın ve benim Psikolojimizi daha da bozdular. Maddi olarak hiçbir destekte bulunmayıp ayrılıp gittiler.
En son mahkemeden sonra, komşumuz olan avukatımız kendisinin bu türden davalara bakamayacağını, kendisinin de risk altında olduğunu ifade etti. Bundan sonraki davalara gelmeyeceğini söyledi. Benim ne başka bir avukat tutacak maddi gücüm, ne de imkanım var. Şu an eli kolu bağlı bir şekilde, adaletin bir an önce gerçekleşmesi için beklemekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Ben kadın başıma hayata tutunmaya çalışıyorum, aile desteği olmadan. Kendim çalışmak istedim ama çalışma lisanslarım iptal olduğu için, mesleğimi yapamıyorum. Başka işlerde çalışmak istedim ama firma sahipleri başımız ağrır düşüncesiyle biz sizi ararız diyerek nazikçe gönderiyorlar. Ama firmalardan ne arayan var ne soran. Ben iki çocuğuyla komşuların desteğiyle geçinmeye çalışıyorum.
İşsizlik maaşı bitince sokakta dilenmekten başka yapacak bir iş kalmadı. Bizim gibi mağdur olan insanlar başka ne yapsın. Müracaat ettiğim her yerden boynu bükük ayrılıyoruz. Çözüm yolu bulamıyoruz.

Sesimizi kimseye duyuramıyoruz.