Eşim bir Etüt Merkezi çalıştırırken, işlerin kötüye gitmesi sonucu işyerini satmak istedi. Fakat işyerini satmak istediği zaman, 15 Temmuzdan sonra olduğu için, çevredekilerin şikayetleri sonucu, eşim terörist olarak adlandırıldı ve tutuklanarak cezaevine konuldu. Özgürlüğünden mahrum 5 aydır cezaevinde, suçsuz olarak tutuklu bulunmaktadır. Benim çalıştığım kurum ise, yaklaşık iki senedir kapatılma sürecine giren bir dershane olduğundan, bende işsiz kaldım ve çalışacak şu anda bir işim yok. Eşimin işyeri, satış gerçekleşemeden tutuklandığı ve ben de işsiz olduğum için, hiçbir gelirim olmadan yaşam mücadelesi veriyoruz.

İki çocuğum var. İkisi de okula gitmektedir. Maddi ihtiyaçları karşılamakta zorlanarak, hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Benim herhangi bir işte çalışma imkanım olmadığı için, aileme bir katkı sağlayamamaktayım. Sadece çevremizden ve ailemden gelen maddi destek ile ayakta duymaktayız. Bunlar kesildiği zaman nasıl bir hayat süreriz bilmiyorum. Her gün çocuklarım; ‘Anne seni de alırlar mı? Tutuklarlar mı?’ diye sorarak geçiyor. Seni de alırlarsa biz ne yaparız düşüncesi, onların psikolojilerini altüst ediyor. Herhangi bir işte çalışamamanın verdiği sıkıntıda benim Psikolojimi bozuyor.

Eşim ile ilgili daha herhangi bir mahkeme görülmedi. Ne ile suçlandığı belli olmadan cezaevinde kalmaktadır. Bu beş aydır suçsuz yere yatmasının hesabını kim nasıl verecek? Bana ve çocuklarıma yaşattıkları bu acının hesabını kim, nerede, nasıl verecek bunu bilmiyorum. Artık adalete güvenim kalmadı. Sesimizi duyacak kimse yok. Hiçbir merci bizim mağduriyetimizi gidermiyor. Hakimler, savcılar eşimi dışarı çıkarsalar kendilerine bir şey olacak düşüncesiyle korkuyorlar.

Meslekten ihraç olma korkusu onları tedirgin ediyor, doğru karar vermelerini engelliyor. Ama sıkıntıyı çeken, eşimle çocuklarımla biz oluyoruz. Türkiye de benim gibi birçok mağduriyet yaşayan aileler olduğuna inanıyorum ama bu mağduriyetleri adalet beklenen kurumların gidermesi gerekirken, aksine bu kurumlar mağduriyetleri daha da arttırmaktadır.

Biz sizler aracılığı ile sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bunu insanlar duymalı ve insanlık ölmedi diyerek sahip çıkmalı.