15 Temmuz sözde darbe girişimi ile başlayan süreçte, hiçbir somut delil olmaksızın suçlanarak; gözaltına alınan, tutuklanan, mal varlığına el konulan; rütbesi, makamı, sosyal konumu hiçbir hukuki gerekçe göstermeksizin gasp edilen, peşinen suçlu ilan edilerek toplumsal linçe maruz kalan insanlar, maruz kaldıkları bu zulüm karşısında sağlıklarını kaybetmeye başladılar. Zulme maruz kalan bu insanlar, yaşanan stres ve üzüntü sebebiyle kanser ve kalp krizi gibi doğrudan strese bağlı rahatsızlıklardan hayatlarını kaybettiler. Bazıları yaşanan bu eziyetlere dayanamayacaklarını düşünerek kendi yaşamlarına son verdiler.

Ülkenin geldiği cinnet ortamından dolayı, imkânı olan bazı insanlar, doğup büyüdüğü, işi ve sosyal çevresinin olduğu toprakları, eş, dost ve akrabalarını geride bırakarak yasadışı yollarla ülkeyi terk etmeye başladılar. Hiçbir yasa dışı iş ve eylemi olmayan bu insanlar, insan tacirlerinin kucağına itilerek, kimileri Ege Denizi’nde kimileri Meriç Nehri’nde boğularak can verdiler. Yaşadığı toprakları terk ederek, mülteci sıfatıyla sığındıkları ülkelerde yaşanan sıkıntılar sebebiyle sağlığını ve sonrasında hayatını kaybeden onlarca masum insan kayıtlara geçti.

Cezaevlerindeki maruz kalınan başta sağlık hakkının ihlali olmak üzere her türlü hak ihlali sebebiyle, sağlığını kaybederek vefat eden önemli sayıda mahpus bulunmaktadır. Cezaevlerindeki mahpusların ziyaretlerinin kasten zorlaştırması için, ailelerinin ikametine uzak cezaevlerine nakledilmesiyle, açık görüş için gelen yakınları yollarda trafik kazaları ile hayatlarını kaybettiler.

Gözaltında ya da cezaevinde işkence ile öldürülen, sözde darbe girişimi bahane edilerek kasten öldürülen, devletin koruması altında olması gereken gözaltındaki şüpheli ve tutukluların şaibe içindeki ölmeleri, bu baskı rejiminin hanesine yazılan cinayetler olarak yerini aldı.

Kısaca Türkiye’de getirilen otoriter ve hukuk tanımaz yönetim şekli, başta Hizmet Hareketi olmak üzere kendine muhalif olarak gördüğü tüm toplumsal kesimleri en ağır şeklide suçlu ilan ederken, hiçbir şekilde hayat hakkı da tanımamaktadır. Dolaysıyla masum insanlar hayatlarını kaybetmekte, rejim kendi bekası için can almaya devam etmektedir.

“Zulmün Bitirdiği Hayatlar” başlıklı raporda, bu baskı ve zulüm sürecinden dolayı hayatını kaybeden insanlara yer verilirken, sebep olunan ölüm olaylarına bir pencere aralanmaktadır. Rapor 11 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Sağlık Hakkı Engellendiği/Tedavi Edilmediği İçin Vefat Edenler, Şüpheli Ölümler, İşkence Sonucu Ölümler, Gurbette Hayatını Kaybedenler, Zorunlu Göç Esnasında Hayatını Kaybedenler, Zulmün Sebep Olduğu Travmadan Dolayı Ölümler, Zulmün Sürüklediği Yollarda Trafik Kazası Ölümleri, İntiharlar, Kasten Öldürülenler, Diğer Ölümler ve İntihara Teşebbüs şeklinde tasnif edilmiştir.

www.magduriyetler.com

 

Zulmün Bitirdiği Hayatlar Raporu-Indir