Eşim ayakkabı sektöründe ülkesine hizmet eden bir işadamı. 25 ülkeye ayakkabı üretip ihracat yapan, Türkiye’deki ünlü ayakkabı üreticilerine mal tedarik eden bir işletmeci. Bir sabah vakti evimize 10 polis geldi. Eşimi aradıklarını ve terör örgütüne bağlı militan olma suçuyla suçlandığını söylediler. Adeta şok olduk.
Eşimin ve bizlerin en ufak adli sicil kaydı olmamasına rağmen terör örgütüne destek olmaktan suçlanıyorduk. Evimizi aradılar ve buldukları, inancım gereği okuduğum Kur’an ve bir kaç kitabı (Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Tarihi Kitabı) delil saydıklarını söyleyerek eşimi gözaltına aldılar.
Yaklaşık 20 gün tek öğün yemek vererek eşimi karakolda tuttuklarını öğrendik. Savcı beyin karşısına çıkartıldı. Eşimi işleri nedeni ile Gaziantep’e gittiğinde otelde kaldığı sırada çekilen resimlerinden dolayı tutukladılar.
Biz, ailemiz, çocuklarımız, kardeşlerim o kadar büyük bir travma yaşıyoruz ki sizlere ifade ederken bile çok zorlanıyorum. Eşimin tutuklanması beni çok etkiledi. Yaklaşık 15 gün kadar Manisa’da bulunan Ruh Ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüm. Eşimi, masum olan, hiçbir suçu olmadığı halde parmaklıklar ardına atılan eşimi her ziyaretine gittiğimizde çok kötü oluyoruz. Psikolojimiz bozuldu ilaç kullanmak zorunda kalıyoruz.

Kızımızın nikâhı olacaktı. Ama bu yaşadığımız ve anlam veremediğimiz durumdan dolayı ertelemek zorunda kaldık. Bu dönemin nasıl biteceğini bilmiyorum sizin desteklerinizi bekliyorum. Ama şunu biliyorum. Gelecekte bu hukuksuzluklar, gerçekler mutlaka ortaya çıkacak.