15 Temmuz bahane edilerek yapılan hukuk katliamları sonucu yaşatılan zulüm dalgası anne ve bebekler başta olmak üzere toplumun her kesimini derinden etkiliyor. Kadına şiddetin bir boyutunu oluşturan hukuksuz uygulamalara tepki günden güne büyüyor. Tüm tepkilere rağmen geri adım atmayan irade her geçen gün yaptıkları zulümlere bir yenisini daha ekliyor.

Silivri Cezaevi’nde tutsak olan Beyza Demir’e yapılanlar zulmün ve hukuksuzluğun hangi boyuta ulaştığını gösteriyor. 7 yıl 3 ay hapis cezası verilen Demir’in 8,5 aylık hamile olduğu öğrenildi. Doğumuna az bir süre kalan ve hala cezaevinde tutulan Beyza Hanım’ın doğacak bebeğinin hastane kontrolleri de sağlıklı yaptırılmıyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ile istinaf mahkemesi arasında dosyası gidip gelen Beyza Hanım’ın bebeğini dünyaya getirdikten sonra tekrardan cezaevine gönderilecek olması anne ve yakınlarını düşündürüyor.
Sağlıksız ve yetersiz koşullarda yeni doğacak bebeğin yaşayamayacağı için annenin tahliye edilmesi gerekiyor. Bu bir istek değil kanunun gereği.

Beyza Demir’in kendi gibi eşi de Silivri cezaevinde tutuklu bulunuyor. Eşine de aynı mahkemenin 7 yıl 3 ay hapis cezası verdiği öğrenildi. Beyza Hanım hem eşinden ve hamilelik sürecinde onun ilgisinden uzak hem de bebeğinin sağlık durumu ile yeterince ilgilenilmemesinin verdiği psikoloji ile bunalıma girmiş durumda.

Hamilelik sürecinde cezaevinde zaten sıkıntılı günler geçiren Demir’in bir an önce tahliye edilerek, bir bebeğin daha demir parmaklıklar ardında büyümesine izin vermeyin.