Zulüm sürecinin en gaddarca muamelelerinin kadınlara özellikle hamilelere ve lohusa annelere yapılması ‘insanım’ diyenlerin vicdanlarını titretiyor.

Savaş halinde bile hamilelere dokunulmasına ne modern hukuk sistemlerinde ne de İslam fıkhında izin verilmediği herkesçe biliniyor. Hizmet Hareketine yönelik ‘kıyım soruşturmalarında’ kadınlara ve hamilelere yönelik yapılan ağır eziyetler, bu soruşturmaları yürütenlerin zalimliklerini açıkça ortaya koyuyor.

Temel insan haklarının, anne ve bebeğin yaşam haklarının telafisi mümkün olmayacak biçimde ihlal edildiği birçok vaka rapor ediliyor. Bu kapsamda hamile olan tutuklu bir kadına yapılan insanlık dışı muameleler yürekleri sızlattı.

Kayseri’deki cezaevinde tutuklu olan hamile Rabia Bıyıklı’ya iki gün boyunca suni sancı verildiği, “kaçma ihtimali olduğu” gerekçesiyle kelepçelerinin açılmadığı öğrenildi. Doğum sancısı çeken ve sedye üzerinde bekletilen Bıyıklı’nın kaçma ihtimali gerekçesiyle kelepçelerinin çözülmemesi vicdanların köreldiği ve zulümde gelinen noktayı gözler önüne seriyor.

Ayrıca Rabia Hanım’ın elleri kelepçeli olarak gerçekleştirdiği doğum sonrası henüz dikişleri bile alınmadan Elazığ’dan Kayseri’ye nakledildiği belirtildi.

https://t.co/oiv6FMuHAB