İzmir Menemen T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda 25 aydır tutukluyum.
23 Mart 2017’de gözaltına alındım.
31 Mart 2017 tarihinde tutuklandım.
10 Eylül 2018 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi dosyamı Yargıtay’a gönderdi.
(- İstinaf kararında- Esas No: 2018/166, Karar no: 2018/172)
( -incelenen evrakın-
Mahkemesi: İzmir 14. Ceza Mahk.
Tarih: 04/04/2018
Numarası: 2017/583(E) ve 2018/184 (K)

03/12/ 2018 tarihinde Menemen Devlet Hastanesine boynumda oluşan “KİTLE” nedeniyle sevk olundum. Burada iki ayrı biyopsi yapılarak alınan parçalar incelenmiş ve durumun ciddiyetinden dolayı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildim. Burada tekrar biyopsi yapılarak alınan parça incelenmiş ve “kötü huylu tümör” teşhisi konmuştur. Tedavi için Radyasyon Onkoloji servisine sevk edildim. Burada hastalığımın tedavisi için 1,5 ile 2 ay arasında her gün düzenli olarak hastalıklı bölgeye “radyoterapi” uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
Hastalığım “yüksek hayati risk” taşıyan ciddi bir rahatsızlıktır. Tedavi süresi içinde vücudun enfeksiyon kapma riski çok yüksektir. Yine tedavi süreci ve sonrasında hem hijyen hem de beslenme konusunda çok dikkat edilmesi gerekmektedir.
Yine hastalığımla alakalı bana yapılan açıklamada, ” tedavi süresince hastanede yatırılmamın mümkün olmadığı, bu yüzden yaklaşık iki ay her gün hastaneye gelmem gerektiği” ifade edilmiştir.
Tedavimle alakalı içinde bulunduğum “olumsuz durumları” ifade etmek için maddelemek gerekirse:

1) Cezaevinde kaldığım koğuş, normal şartlarda 10 kişilik tasarlanmış. Ancak 2 ranza daha ilave edilerek kapasitesi 14’e çıkarılmış olmasına rağmen koğuşta 20 kişi kalmaktadır. 6 kişi yer yatağında yatmaktadır.

2) 20 kişi, 45 metrekarelik alanda -neredeyse- adım atacak yer kalmayacak şekilde yatmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir hastalığın çok kısa bir sürede herkese bulaşabileceği son derece sağlıksız ve hijyenden mahrum bir ortamda kalmaktayım.

3) Beslenme konusunda her ne kadar Cezaevi Kurumu kendilerine ayrılan bütçeyle bir yemek listesi yapsa da bu, sağlıklı beslenme için yeterli düzeyde değildir. Tedavi sürecinde dikkat etmem gereken hijyen ve beslenme şartlarından mahrum bir ortamda kalmaktayım.

4) Tedavi süresince her gün sabah 07.30’da koğuştan alınıp nezarethane kısmında yaklaşık 1 saat bekletilip kelepçeli bir şekilde hastane nakil aracına alınıyorum. Hastane nakil aracı, mahkûmlar arasında “TABUT” olarak adlandırılan, minibüsten çevrilmiş, altı kişinin oturacağı şekilde duvarla bölmelere ayrılmış, en üst kısmında kitap büyüklüğünde kirli bir penceresi olan “son derece pis, ilkel, onur kırıcı” bir araçtır. Bu araç ile hastaneye varışımız saat 10.00’u bulmaktadır. Yani koğuştan alınıp hastaneye gitmem yaklaşık 2,5 saat sürmekte.

5) Hastaneye giderken yanıma herhangi bir yiyecek almama izin verilmemektedir. Öğle yemeği olarak yarım ekmek, piknik reçel, peynir, krem çikolata, 200 ml meyve suyu ve küçük pet şişede su verilmektedir. Bu, bir insanın normal öğününün “yarısı” nı karşılayacak kifayette bir kumanyadır.

6. Tedavimin olacağı hastanenin mahkum koğuşları ne hijyen ne de sağlık şartlarıyla bağdaşan “korkunç” bir ortamdır! Tüm çevre hapishanelerden getirilen hasta mahkûmlar, istif halinde buralara tıkılmıştır. Loş, pis, tuvalet ve lavabolarının son derece temizlikten ve hijyenden yoksun olduğu ve insanca yaşanamayacak bir ortamdır. Bir sürü hastalıklı insanın balık istifi aynı ortamı paylaşıp aynı havayı soluduğu, adeta şifa değil hastalık kaynağı bir ortamdır.

7. Hastaneye beraber getirildiğim diğer hastaların muayene ve tedavi işlemlerinin bitmesi saat 16.00′ ı bulmakta ve tekrar “tabut” adını verdiğimiz araçla cezaevine varışımız saat 17.30’u bulmaktadır. Böylece sabah 07.30 gibi başlayan hastane yolculuğum yaklaşık 10 saat sonra nihayete ermiş olmakta. Tabi hem madden hem de manen harap ve bitap bir halde!..

Bütün bunları hastalığımın gereği olarak anlatmaktayım. Tedavi süresince ve sonrasında hayati risk taşıyan enfeksiyonlardan korunma imkân ve ihtimali içinde yaşadığım bu ortamda BULUNMAMAKTADIR.

Daha önce de beyan ettiğim ve dosyamda belgelerle gösterdiğim gibi “Ben bir bilim ve sanat insanıyım!..” Hazırlamakta olduğum kitaplarımın dökümleri ve ön hazırlıkları dava dosyamda UYAP’ ta mevcuttur.
Hayati tehlikesi olan hastalığımın tedavisi için, hakkımda uygulanmakta olan “tutukluğun devamı” nın kaldırılıp “adli kontrol ile salıverilme” ye çevrilmesini talep etmekteyim.

Sinan BÜYÜKORAL
İzmir Menemen T Tipi C. İ. K.
Sol A-7 Koğuşu
Hatundere / Menemen
İZMİR