Ben 70 yaşında bir anneyim; Mağdur insanlara sahip çıkacağınızı ümit ederek, mağduriyetimizi yazıya dökmeye çalıştım. Ben bir tane evladımı çok zor imkanlarla okuttum. Fakir bir aile olduğumuz için sivil toplum kuruluşları elimizden tuttular. Evladıma yer ve yurt imkanı sağladılar. Üniversiteye giden öğrenciler ortam bulamayınca özgürlük deyip insanlığını kaybedebiliyorlardı.
 Ancak, evladıma sahip çıkan sivil toplum kuruluşu, vakıftaki yetkililere teşekkür ediyorum. Evladıma anne ve babalık yaptılar. Oğlum o insanlar sayesinde, vatana ve millete hayırlı bir evlat oldu. Üniversiteyi bitirdi. Devletin açtığı öğretmenlik sınavların da başarılı olamadı. İşsiz olduğu için, sivil toplum kuruluşu vakıftaki yetkililere gittim. Oğlumu okuttunuz, şimdi işe ihtiyacı var dedim. Allah onlardan razı olsun. Ciğer pareme Özel bir dershanede iş buldular.
  Evladım çok mutluydu. Öğrencilerini çok seviyor,  öğrencileri de onu çok seviyordu. 10 yıl kadar çalıştı. Öğrencilerine ilk önce insan olmayı öğrettiğine şahit oldum. Aldığı maaşının bir kısmını hep öğrencilerine harcardı. Oğlum neden maaşını başkalarının çocuklarına yediriyorsun de
diğimde; anne onlar başkalarının değil, bizim çocuklarımız diyordu. Biz bizden öncekilerin yetiştirdiği meyveleriz. Bu çocuklarda ülkemizin geleceği olacak derdi. 45 yaşında, hayatında hiç kimseyi incitmedi. Devletine, ülkesine çok düşkündü. Ama benim ciğer paremi 15 Temmuz darbe oyunundan sonra çok incittiler.
Çalıştığı dershanesini kapattılar. Öğretmenlik lisansını iptal ettiler. Dershane sahiplerini tutukladılar.  Oğlumun evindeydim. Sabahın 05.30 unda zil çaldı. Kapıda 5 polis beraber mahalle muhtarı. 70 yaşıma kadar kapıma ne polis ne jandarma gelmedi. Teyze oğlun  teröree karışmış. Neye karışmış dedim? Terör örgütüne dediler. Bir anda kan beynime fırladı, eğer benim oğlum teröristlere karışmışsa ülkede terörist olmayan kalmamıştır. Teyze biz emir kuluyuz deyip evde arama yaptılar. Oğlumu çocuklarının gözü önünde kelepçeleyip götürdüler. 4 aydır terörist diye tutuklu.
 Teröristler sokaklarda cirit atıyorken, eğitime kendini adamış evladım da siyasi iradenin cadı avı kurbanı oldu.
 Suçumuz ne diye soruyoruz. Savcılıktan gizli diyorlar. Hayatında bir karınca ezmemiş bir evlattı. Siyasi çıkarlar uğruna tutuklanıyor. Benim evladımın vatana, millete düşmanlığın
ı ispat etsinler. Annesi olarak ben alnından vurayım.
 Var mı? Öğrencilerinden, çalıştığı kurumlardan, vatan ve millet aleyhinde olan, dağa çıkan ispat etsinler. Ama bir nefret operasyonuyla binlerce insan gibi evladımda hapiste tutuklu. Kaldıkları koğuşlar çok ciddi kalabalıkmış. Yerde yatıyormuş. Gardiyanlar ve yetkililerden en küçük bir istekte bulunanları tutanak tutup hücre hapsine tabi tutuyorlarmış. İtirafçı olmaları için psikolojik baskı uyguluyorlarmış. Evladım diyor ki, anne neyi itiraf edeyim?  Ben 20 yıldır çalıştığım bu insanlardan vatan, millet aleyhine bir söz bile duymadım. Bu kurumlara açma izni verenler, teftiş edenler devletimizin yetkilileri. Neden izin vermişler. 15-20 yıllık kurumlar. Ne tespit etmişler. Bu kurumlardan yetişen bu milletin evlatları, devlette yetkili makamlara geldiği için, devlet malının çalınmasına müsaade etmediler. Haksızlığa, hukuksuzluğa ortak olmak istemedikleri ve dik durdular.  Siyasi iradenin, yanlışlıklarına biat etmediler. Hırsızlığa, yolsuzluğa kılıf bulanlar bu nesilden rahatsız oldular. Ellerindeki yetkilerle toplumda göz boyayarak, siyaset yaparak algıyla, bizleri düşman ilan ettiler.
 15 Temmuz öncesinde basın ve yayındaki paralel algı yalanlarına milleti inandıramadılar. Siyasi irade kendisine muhalif düşünenlere köklü bir darbe yapmak için 15 Temmuz darbeyi planladılar. Milleti sokağa dökmeyi ve muhalifleri terörist göstermeyi başardılar. En yetkili ağızdan “bu 15 Temmuz gecesi bize, Allah’ın lütfu” deyip darbeyi kendilerinin yaptığını ifşa ettiler. Ama milletimiz çoktan bu tiyatroya inandırılmıştı. Milleti birbirine düşman ettiler. Paralel, fetö deyip algıyla herkesi ve her kesimi aldattılar.
 Yanlışları seslendirecek gazete, televizyon bırakmadılar kapattılar. Siyasi iradenin aleyhlerinde olan kim olursa gözaltına alıp tutukladılar ve tutuklamaya devam ediyorlar. Kim bu hukuksuzluğa, bu zulme dur diyecek. Binlerce aile feryat ediyor. Eşi ve çocukları perişan durumda. İşsizlik maaşını da kestiler. 4 aydır verdiklerini de geri talep ediyorlar. 70 yaşında, imkansızlıklar içinde, 3 çocuk bir gelin yapayalnız kaldık. Ev kiramızı bile ödeyemiyoruz.
 Bu siyasi linç operasyonlarını devam ettirmek için OHAL den de vazgeçemiyorlar. Tüm bu hukuksuzluklar ve zulümler için ülkemizdeki ve dünyadaki yetkili kuruluşlardan, makamlardan yardım bekliyoruz. .