İzmir ilinin şirin bir ilçesinde kamuda memur olarak görev yapmaktaydı eşim. Temiz dürüst ve hatta işinde çok titiz. Kul hakkı geçmesin diye mesaisine hiç geç kaldığını hatırlamıyorum.
 15 Ağustos gibi açığa alındı. Sebep 15 Temmuz darbe girişimi ve örgüt üyeliği. Hatta eşimle çok düşündük ne alakamız var bizim örgütle darbe girişimiyle, nereden alaka kurdular diye. Gerçi delile ispata gerek yok, örgüt üyesisin dendiğinde maalesef olay bitiyor. Hakkını hukukunu arayabileceğin bir merci de kalmamış.
Açığa alındığından 15 gün sonra ihraç ettiler eşimi. Tek maaşımız vardı, evimiz kira, iki tane küçük çocuk, evin masrafları dağ gibi. Metanetimizi korumaya çalıştık hep. Olsun diyordu eşim moral veriyordu. Çalışırız geçiniriz bir şekilde Allah’ın izni ile diyordu. Tabi bu hayallerimizin ümitlerimizi suya düşmesi de çok olmadı, ihracın üzerinden bir 15 gün geçmişti tutukladılar eşimi.
 Dediğim gibi sorgusuz sualsiz hiçbir suçu olmamasına rağmen, çocuklarımla kaldık ortada. Hayat devam ediyor, çocukların ihtiyaçları var. Evimiz kira. 60-70 TL ye evlere temizliğe gidiyorum. Gündelik yevmiye usulü çalışmaya çalışıyorum. Çocuklarımı geçindirmeye gayret ediyorum. Eşim de içerde ayrı sıkıntı tabi. Kendinden geçmiş bizi düşünmekten zayıflamış. Psikolojisi bozulmuş. Hatta bir iki kez hastaneye götürmüşler. Ailelerimiz bile sahip çıkmıyor maalesef. Kahroluyorum inanın.  Bize bu zulümleri reva görenleri de Allah’a havale ediyorum.
Dilerim Allah’tan; bitsin bu zulüm bir an önce. Çıksın eşlerimiz Zindanlardan. Kavuşsunlar özgürlüklerine.