Eşimle üniversitede tanıştık çok severek evlendik. İkimizde öğretmeniz. Daha doğrusu öğretmendik. Eşim bu yıl dil sınavında yüksek başarı elde etmişti ve bir üniversitede asistan olarak başlamıştı. 1 yıllık evliyiz. Evleneli uzun zaman olmamıştı ki Rabbim katından bir evlat lütfetti. Heyecanla yavrumuzu kucağımıza alacağımız günü bekliyorduk. Onunla ilgili hayaller kuruyorduk. Ben de hamilelikten dolayı okulu bırakmış, heyecanla evlat nasıl yetiştirilir diye nasıl verimli olabilirim diye kitaplar okuyordum. Her şey çok güzel gidiyordu. Ta ki bir sabah vakti çalınan zile kadar. Polis memurları eşimi adını sadece televizyondan duyduğumuz bir suçlama ile kıskıvrak götürdüler.
 Eşim terör örgütündenmiş (!) Ben ve eşim din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniyiz. Bizler insanlara okullarda ‘ahlak dinin temelini oluşturur’ derslerini anlatırken, eşim örgüte üye olmakla suçlandı, çeşitli ahlaksızlarla suçlandı, âşık olduğumuz vatana, millete, devlete darbe ile suçlandı. 16 gün gözaltında kaldı. Bir yanlış anlama vardır diye sakinleştirdim kendimi 16 gün. Fakat tutuklandı eşim ve 8 aydır hapishanede. Ona en muhtaç olduğum 8 ay! Yavrusunun hiç yoktan 8 ayına şahit olamadı; tekmelemesine, ilk kalp atışına, en önemlisi doğumuna… Eşim yanımda yokken doğumum oldu. Ağlayarak girdim doğuma ağlayarak çıktım. Biliyorum eşimin masum olduğu anlaşılacak ve çıkacak. Ama soruyorum bu en özel dakikaları geri verilebilecek mi?