Çocuklarım iki kardeş esnaf olarak iş yapmaktadırlar. İşletmecisi olduğu plastik vb. ürünleri toptan bayilere satmaktayız. Bugüne kadar saygın, kurumsal ve devletimize hiçbir vergi borcu olamayan, onlarca personeli olan şirketimiz var.  Ben ve iki oğlum zorluklar ile kurduğumuz bu şirketin ve maddi sıkıntının ne demek olduğunu bildiğimizden devletimizin izni ile açılan birçok dernek veya yardım kuruluşlarına hiçbir maddi bir beklenti olmaksızın yardımlarda bulunduk. Evlatlarım hayatları boyunca karakol nedir bilmezler, bir kez bile olsa devletimize ve milletimize karşı ne bir faaliyet, ne bir yürüyüş, ne de bir toplantı vb. görüşmelere katılmadık. Fakat ne olduğunu anlayamadan bir günde hiçbir suç delili olmaksızın terörist ilan edildiler. Yerel gazete veya gazeteciler tarafından terörist ilan edildiler. Hatta “bunların mallarına el konulmalı” şeklinde yazılar yazıldı.
Tüm bunlara rağmen biz çevremizdeki bu tür söylemlere itibar etmedik. Yanlış hesabın adaletten geri döneceğini düşündük. Ta ki evlatlarımın gece yarısı evlerinden, torunlarımızın önünde bir terörist gibi evimizden gözaltına alınana kadar… Mahkemeden
cezaevine gönderildi. Cezaevine gönderilmelerine rağmen bir satır resmi bir kanıt veya yazı bile göstermediler. Ben tek başıma yetişemiyorum. Şirketleri, işleri dışarıda sahipsiz kaldı. Adaletin yerini bularak çocuklarımın bir an evvel serbest kalmasını istiyorum.