26 ağustos günü polisler kapıda. Eşim evde yok. Arama ve gözaltı için gelinmiş. Gözaltı kararı için baktım belgeye, başımdan kaynar sular döküldü. Neden? Vatan sevdalısı eşime terörist suçlaması yapılıyor!
 Yeni evliyiz. Evliliğimiz ilk yılını yaşayamadan eşim iki ay geçici görev olarak Şırnak’a gitti. Güle oynaya gitti eşim çünkü vatanına aşık bir adam. Saat 12’den önce işinden gelmeyen eşim teröristmiş. Bu çok ağır bir suçlama. Ve bu ağır suçlama için bize gösterilen hiçbir delil şuana kadar yok.  Adli kontrolle serbest kalması gerekirken haksız yere 130 gündür tutuklu.
 Savcı mahkemeye 20 dakika önce gelip hakime “bunların hepsi tutuklanacak” demiştir. Bunu baro avukatımız söyledi. Avukat bile inanamadı. Hakim ise karar verilirken mahkeme sonunda “sizin tertemiz olduğunuzu biliyorum, fakat sizi tutuklamak zorundayım” demiştir. Halbuki hakim vicdanıyla hüküm vermesi lazımken “tutuklamak zorunda olması” en büyük adaletsizlik.
 Darbe gecesi işinin başında olup iki gün boyunca eve gelmedi eşim. Son bir kez görmek için bile göstermediler. Üstüne üstlük hiçbir delil göstermeden tutukladılar eşimi. İki haftada bir kapalı görüş verdiler. Başka cezaevinde haftada bir olan görüş bizde iki haftada birdi. Tel görüşmesi yok. Açık görüş yok. Bu devlet güvenmiyordu vatandaşına da niçin o yerlere getirmişti bu vakte kadar? Devletin başında görevde iken birde. Yemeklerinde yağ olarak sürekli ayni yağ kullanılıyor. Isınma yeterli değil. Isınmıyor bile. Sıcak su yok, haftada bir sadece. Mektuplaşma yok. En önemlisi hala daha iddianameler ve deliller yok. Allah büyük…