Ben 4 kardeşimle beraber tek bir dükkanda çalışan bir esnafım. Kardeşlerim ile beraber iki yıldır şuan işlettiğimiz şirin bir markette çalışıyoruz. 4 kardeş olduğumuz için dükkanımızın gelirini paylaşıyoruz. Kıt kanaat geçinmeye çalışan esnaflarız. Zaman zaman üç beş kuruş biriktirdiğimiz paramızı bankaya atıyorduk. İleride acil bir ihtiyaç olurda lazım olur düşüncesiyle bu durum iki yıl kadar böyle devam etti. Ta ki 15 Temmuz Cuma akşamına kadar. Darbe girişimi olmuştu ve bunun akabinde bazı kurum ve kuruluşlara el konulmuştu.
Bunların arasında bir bankada vardı, bizim para biriktirmeye çalıştığımız banka. Ne olduğunu anlayamamıştık. Bankaya el konulmuş, darbe ile irtibatlandırılmıştı. Alın teri ile kazandığımız paramızı yatırdığımız Bank Asya’ya el konulmuş ve bizim paramızda orada kalmıştı. Ne yapacağımızı şaşırmıştık; bir bankanın darbe ile irtibatlandırılmasının ne mantığı vardı ne de izahı. Günler böyle geçiyordu. Aradan tam beş ay geçmişti. Ekonomik sıkıntılarımız artmıştı. Dükkanımızın kirasını dahi ödeyemez olmuştuk. Bir gün bizim gibi mağdur olan bir arkadaşımız bankada parası olanların parasını bir devlet bankası aracılığı ile verildiği müjdesini vermişti. Çok sevinmiştik bir nebze olsun nefes alma fırsatımız olacaktı.
Kardeşlerimle beraber bir gün bankaya gitmiştik. Paramızı talep ettik. Fakat paramızın verilemeyeceğini, bloke konulduğunu, bunun nedenini bilmediğini ve TMSF’yi aramamız gerektiğini, ayrıca sebebinin onlar tarafından söylenebileceğini söylediler. Çok şaşırmıştık bütün sevincimiz yarıda kalmıştı.  Ülkede OHAL olduğu için hukuk mücadelesinin bir sonuç vermeyeceğini düşünerek çaresizce eve dönmüştük. Az dahi olsa bir ümit kapımız kalmamıştı. Ciddi maddi ve manevi sıkıntı yaşadık. Bir travma geçirmiştik ülkemiz adına. Ümitsizliğimiz daha da artmıştı. Ama bizim yemeden içmeden azda olsa biriktirip sakladığımız paramızı alamamış oluşumuz çok acı verdi. Dileğimiz bu mağduriyetlerin biran önce bitmesi ve geleceğe ümitle bakabilmek.