15 Temmuz günü eşim ve ben oğlumuzu çocuk parkına götürmüştük. Ve döndüğümüzde TV deki duyduklarımız karşısında hayretler içinde kalmıştık. Hemen dua etmeye başladık “Allah’ım vatanımızı bu alçakça girişime teşebbüs edenlerin eline bırakma ” diye.
 Eşim sosyal medyadan bu darbe girişimini lanetleyici mesajlar attı. Bu olaydan bir ay geçmemişti ki eşimi devlet memurluğundan açığa aldılar. Nedensiz, sebepsiz, hiçbir dayanak olmadan! Onunla beraber on kişiyi daha açığa aldılar. Savunmaları bile alınmadan, neden açığa alındıkları söylenmeden, daha sonra da eşimin ve birçok kişinin işlerine son verildi.
 Bizi o ile bağlayan hiçbir sebep kalmadığı için ve tabi gelirimizin de kesilmiş olması sebebiyle ailemizin yanına gitme durumunda kaldık ve annemlere gittik. Bir arkadaşımızı ziyarete gitmiştik ve o gece orda kaldık, o günün sabahının erken saatlerinde annemlere dört tane polis gelmiş ve eşimi sormuşlar. Ailemi 1,5 saat soru yağmuruna tutup, damadınızın ifade vermeye gelmesi gerekiyor deyip gitmişler.
Babam tansiyon hastası… O günden sonra ailem uyuyamaz oldu bir daha bu olay tekrarlanır mı diye… Derken bu olaydan iki ay kadar sonra yine erken saatlerde ailemin kapısı çalmış ve yine polisler… Bu kez beni sormuşlar… Terörle mücadeleden geliyor olmaları ve yine bir buçuk saate yakın süren sorgunun ardından babam buz kesmiş.
 Neden demiş “karıncaya bile zarar vermekten çekinen, çevrelerindeki insanlar tarafından sevilen bu insanları arıyorsunuz “, bizim malumatımız yok demişler ve ifade vermem gerektiğini söyleyip gitmişler. Ailemin hayatı da altüst oldu. İç hukuk yollarının tükendiğini düşündüğümüzden dolayı ifade vermeye gitmek istemiyoruz. Hem zaten neyin savunmasını vereceğiz ki. Ben resmi olarak hiç bir yerde çalışmıyorum bile. Çocukluğumdan beri istiklal marşı okunurken duygulanan vatanıma aşık bir insanım. Bu alçakça girişimin ardından ailemin dağılmasına sebep olan ve sebepsiz yere özgürlüğümüzün kısıtlanmasına neden olanlara hakkımı helal etmiyorum…
 Birçok insanın cezaevinde olduğu haberlerde söyleniyor ve gün geçmiyor ki bu sayı artmasın. İfade vermekten değil çekincemiz HUKUKSUZLUKTAN… Yoksa bizim gibi insanların suçsuz olduklarını savcılar da biliyor… Siyasi ve bilemediğim birçok nedenden dolayı ömrümü gereksiz yere cezaevlerinde geçirmek, oğlumu annesiz bırakmak istemiyorum.
 Cezaevlerinde olup iddianameleri aylardır, yıllardır hazır olmayan binlerce insan var… Yapılan işkenceleri de duyuyoruz. İnanıyorum ki hukuk normlarının tükendiği ülkemde desteklerinizi esirgemeyerek sesimiz olacaksınız.
 Biz de hukukun canlandığını, var olduğunu gördüğümüzde öz yurdumuzda tekrar özgürce dolaşabileceğiz.