Özlemle beklenen 8 yılın ardından ilk bebeğimizi kucağımıza almanın sevincini yaşayamadan hicran dolu günlerin içinde bulduk kendimizi. İkiz bebeklerimiz olmuştu… Rabbim bunca yıllık hasretimizi bir çift gözle son buldurmuştu. Ta ki eve gelip gözümüzün önünde eşimi ne olduğunu anlayamadan götürene kadar ardı arkası gelmeyen ıstıraplı günler birbirini takip etti. Eşim tutuklandı.
 Henüz dört aylık bebeklerimle her hafta soğuk camın ardında olan eşimi görmeye gidiyoruz. Onlara dokunamamanın, alıp kucağına okşayamamanın sancısını eşimin gözlerinde görmek en acısı belki de. İki ayda bir olan açık görüş bir nebze olsun içimizi ferahlatsa da tekrar bir araya gelebilmenin ümidiyle yaşıyoruz her gün. Her şeyden bihaber olan bebeklerimin günden güne baba kokusundan uzak büyümeleri ileriye dönük psikolojileri üzerinde endişelendiriyor beni.
Suçsuz yere içerde olan bir babanın eşinden çoluğundan çocuğundan uzak geçirdiği her günün her saatin her dakikanın hesabını kim verecek? Tutuksuz yargılanamaz mıydı? Eşim içeri alındıktan sonra maddi açıdan elimizde avucumuzda bir şey kalmadı.. Çocuklarımın da ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyorum. En kısa zamanda bu mağduriyetimizin bitmesini ve sesimizin duyurulmasını istiyoruz.