Hangi Bir Hak İhlalinden Bahsedeyim
 Ben 10 gün gözaltının ardından 107 gündür tutuklu Çanakkale E tipi cezaevinde bulunan birinin eşiyim. Hayatımız 27 ağustos günü eşimi haberlerde elleri ters kelepçeli olarak gördüğüm andan itibaren paramparça oldu. Eşimi ters kelepçelemişler ve bu görüntüler medyaya servis edilmiş, benimse tesadüf eseri haberim oldu. Gözaltındaki üçüncü gün terörle mücadele şubesi tarafından bilgilendirildik ve on gün boyunca gözaltında olduğu dışında bir malumatımız olmadı.
 Bir yıldır işsiz olan eşim iş kurmak için gittiği Çanakkale’de arkadaşının evinde kahvaltı ederken terör örgütüne üye olmaktan gözaltına alınıyor; gözaltı sırasında son birikimimiz olan iş kurmak için ayırdığımız 6000 TL paraya da el konuldu. Gözaltına alınırken küfürler ve hakaretlere dayanamayan olay yerindeki ev sahibinin arkadaşı bayılıyor, ambulans geliyor bir başka kişi darp ediliyor; ancak bunların tutanaklara geçirilmesi istendiğinde baro tarafından atanan avukatların gevşek tutumuyla kanıtlanamıyor; yine gözaltındaki günleri öğreniyoruz ki eşimle birlikte gözaltına 13 kişi aynı mekândan alınıp ikişer üçer kişilik nezarethanelere konuluyor. Jandarmada gözaltında kalanlara on gün boyunca battaniye verilmeyip betonda yatırılıyorlar. Gözaltından sonra dosya, delil gösterilmeden tutukluluk denildi.
 Bugün 107 gün oldu. Ayda bir açık görüş olması gerekirken iki ayda bir buçuk ayda veriliyor, girebilmek için saatlerce aranıyoruz. Sosyal medyada yer alan cezaevindekileri infaz iddiası ise hayatımıza kâbus gibi çöktü ve içeride anlam veremediğimiz bu haberleri destekleyici tavırlar, hadiseler gerçekleşti… Soğuk havada saatlerce bahçeye kilitlenip arama yapılmış, üzerlerine kalın kıyafet giymelerine dahi izin verilmemiş. Aynı koğuşta yaşlı bir amca çok üşümüş. Koğuşlar olması gerekenden kalabalık, yerde yatanlar var; eşim de yerde yatmış dört gün, sonra birden bire koğuşları değişti, hasta oldular, revire çıkmak için yazdıkları dilekçelere cevap gelmedi. Cezaevi önünde bir tutuklu yakını koğuş kapılarının açılıp tutuklulara hadi çıkın dendiğini söyledi ki bu, sosyal medyadaki infaz iddialarını kanıtlar nitelikteydi.
 Eşime yazdığım mektuplar iki günde ulaşırken üç hafta boyunca ne eşime ne de diğer tutuklulara hiç mektup verilmemiş ve daha bir sürü hak ihlali…
 Henüz iddianame hazır değil, mahkeme günü belli değil.
Eşim tutuklandığında 6 aylık olan oğlumuz şimdi 10 aylık oldu ve yürümeye başladı. Babasıyla geçireceği günleri bize kim geri verebilir! Eşim suçsuz yere 107 gündür tutuklu. Maddi sıkıntı yaşıyoruz. Şuan ben de işsizim, evladıma bakacak kimsem olmadığı için iş bulup çalışma imkânım da yok. Babam pazarcı, haftada dört gün pazara çıkıyor. Haftada bir yanımıza uğrayıp erzak ve 20 30 TL harçlık bırakabiliyor. Sağlık hizmetlerinden yararlanamıyoruz. Ülkemizde kimse bize kulak vermiyor ne olur sesimiz olun.