Ailemi Dağıttılar

Ben 45 yaşında özel bir şirkette çalışan, eşi ev hanımı, biri lisede biri ilkokulda okuyan iki çocuk babası ve mutlu bir yuva sahibi, ülkesini seven, ülkeme ve insanımıza nasıl faydam olur diye çabalayan biriydim. Ta ki 17-25 Aralıktan sonra başlayan cadı avının karanlık yüzü ve zulmü bizleri sıkıntıya sokana kadar.

Havuz diye bilinen bir gazetede bir gün aleyhimizde hiçbir delil ve karar olmadan örgüt mensubu diye resimle birlikte bir yazı yayınlandı. Mahkemeye başvurduk, dikkate dahi almadılar. O zaman anladık ki cadı avı ile hukuksuz bir süreç başlıyor. Bunun üzerine ailecek karar alarak çalıştığımız şirketten ayrılarak başka bir şehre gidip muhasebecilik yapmaya karar verdik. Bir muhasebeci yanında işe başladım. Küçük bir ev tuttuk ama asıl evimiz orada duruyordu çünkü çocukların okulu vardı.

12 Mart’ta evime gittim çünkü 13 Martta oğlum üniversite sınavına girecekti. Akşamüzeri eve gittiğimde evin önünde polisler olduğunu fark ettim. Çocuğum sınava gireceği için herhangi bir durum olursa etkilenmesin diye ailecek bir komşuda kaldık. Gece 3 gibi polisler kapıyı kırıp eve girmişler, sabaha karşı 7 gibi evimin aranmasını yerel bir gazetenin internet sitesinde gördüm ismimle birlikte. Hiçbir hukuk kuralı tanınmadan gazetecide evimin aranmasında bulunmuş kameraya aldığı görüntüleri yayınlamış.

Sabah oğlum sınavdan çıkınca onu da alıp yeni tuttuğumuz diğer şehirdeki eve gittik. Ben artık ailemle kalmıyordum çünkü adaletin olmadığı cadı avının olduğu dönemde kime güvenilebilir ki. Garazkârane davranan ve zulmeden memurların terfi ve iltifat aldığı dönemde, bizler gibi mazlumların sesini kimse duymaz. 15 gün sonra tekrar yeni eve polis baskın yaptı saat 23 civarı arama kararı olmadan çocuklarım uyurken bağırıp çağırıp ailemi korkutup! Yine hiçbir şey bulamadan ayrıldılar. Ama geride baskı ve korkularını bırakarak… Eşim ve çocuklar artık geceleri uyuyamıyorlar yine gelirler mi diye.

Bu süreçte bütün masumlar gibi hanımım ve çocuklarım çok sıkıntı çekti hala çekmeye devam ediyorlar. Eşimin ve çocuklarımın her gittiği yerde takip edip taciz ettiler. Hatta küçük çocuğum okuldan çıkınca 3 sivil polis korkutup rahatsız etmişler, çocuğum evimizi aramaya gelenlerdi diyor. Kime şikâyet edeceğiz bilmiyoruz. İlgili merciler dikkate bile almıyor, ısrar edince aile fertlerimi de içeri almakla tehdit ediyor. İşimiz olmadığı için SSK’mız yok çocuklarım doktora gidemiyorlar. Ekonomik sıkıntı yaşıyorlar, babadan kalma bir daire vardı el koydular gasp ettiler.

En kötüsü de psikolojik sıkıntı yaşıyorlar. Adres kaydımızı iki ay uğraşmasına rağmen eşim ve çocuklarım yeni yere aldıramadılar memurun gerekçesi benimde gitmem gerekliymiş. Adres değişikliğini yapamayız bu konuda talimat var diyor. Çocuklar adres kaydı olmadan okula başlayamıyor ben gitsem tutuklayacaklar, ismimize tedbir konmuş hiçbir işlemde yapamıyoruz.  Hiçbir gerekçe olmadan delil göstermeden olmayan şeyleri varmış gibi göstererek bir algı ile bu zulümleri yapanları Allah’a cc ve mahkeme-i kübraya havale ediyoruz ama bu hukuksuzlukları ve bu zulümleri aleni yapanları vicdanları ölmemiş ve adaletli olduğunu düşündüğümüz uluslararası kuruluşlara ve dünya mahkemelerine havale ediyoruz.
Bundan sonra ne yapacağımızı bilmiyoruz. Benim aile tarafımda çocuklarıma sahip çıkacaklar yok. 85 yaşında annem var, bu süreçte üzüntülerden dolayı hastalandı yerinden kalkamıyor. Eşimin babası annesi hayatta ama ekonomik sıkıntıları olan bir aile aynı zamanda babası haftada 3 gün diyalize giren ağır hasta, bu süreçte dedesi vefat etti nenesi ağır
hasta eşimin ailesi onlarla uğraşıyor aileme faydaları yok. Anlaşılacağı gibi ailem yalnız.
Ailemin bu sıkıntılardan kurtulması bu zulüm süreçlerinin bitmesi için sesimizi duyanlara sesleniyoruz, sesimiz duyulmazsa, dağılmış aileler, sönmüş ocaklar, zindanlarda suçsuz insanlar, helal mülkleri gasp edilmiş mazlumların sayısı her geçen gün artacak.
Bir topluluğa ve kesime karşı soykırım ve yok etme çalışmalarının bitmesi için yardımlarınızı talep ediyoruz.