Gece saat 2.00 a yaklaşırken eşim ile birlikte o gece kızımızı uyutmuş. Yatsı namazını kılarken birden kapı hızlı bir şekilde yumruk ve ayak tekmeleri ile çalmaya başladı.
Kim olduğunu anlayamıyorduk. Acaba birisi yanlışlıkla bizim kapımıza mı geldi diye aklıma geldi. Öyle bir tekmeleniyordu ki kapı, eşimde, bende biran tedirgin olduk. Gelenlerin polis olduklarını anlamamız uzun sürümedi. O an aklımda sadece evdeki 6 yaşındaki küçük kızım vardı. Onun bu olaylara şahit olmasını hiç istememiştim.
Sonrasında eşim kapıyı açmadan önce bana sarıldı ve hakkını helal et. Korkma yanındayım dedi… Buraya kadarmış. Kaderde bu da varmış” diyerek benimle vedalaştı ve kapıyı açtı.

Eşimin kapıyı açmasıyla birlikte, beş altı kişi hızlıca içeri girerek hemen koridorda eşimi sanki azılı bir katilmiş gibi yere yatırarak üzerine ayakları ile basıp arkadan kelepçeleyerek, hakaret etmeye başladılar. Özellikle içlerinde biri vardı ki vicdanı, merhameti sanki içinden çekip alınmış gibiydi… Eşimi sürükleyerek salona getirdiler. Hâlbuki yürüyerek salona gitmesi istenebilirdi… O anlar gözümün önünden hiç gitmiyor. Beni de arka
dan kelepçelediler. Ve en az 3 saat eşim ve ben o şekilde bekletildik…

Gelenlerden öyle biri vardı ki sürekli bağırıyor, hakaret ediyor. Eşimle,  ailemle beni tehdit ederek evde ne var ne yok bize göster diyordu ..Ki evde onların düşündüğü hiçbir şey yoktu …Eşim yerde elleri arkadan kelepçelenmiş bir şekilde yatarken ben ve birkaç polis ve apartman yöneticisi odaları tek tek aramaya başladılar.
“Küçük kızım uyuyor. Ne olur uyanmasın babasını ve beni bu halde görmesin” dememize rağmen. Sanki bilerek kızımın uyanması için çabalıyor gibiydiler.
Kızım uyanmış, üzerindeki yorganı eli ile üzerine çekmiş ve korku dolu gözlerle bize bakıyordu… Ve odasında tanımadığı 5 kişi, sanki o yokmuşçasına arama yapmaya devam ediyorlardı.
Sadece benim sesim duyuluyordu. “Sen uyu kızım. Bu abiler babanın arkadaşları. Bizi ziyarete geldiler’’ dediysem de kızım her şeyin farkındaydı. Gelenlerin iyi niyetli olmadıklarını bize olan hal ve hareketlerinden anlamıştı.
Kızımın odasındaki ve yan odalardaki tüm pencereler açık bırakılmıştı, rüzgârdan dolayı kapı ha bire vurup duruyordu. Biz uyarmasak o kapı ve pencere vurup durmaya devam edecekti. Öyle bir ses geliyordu ki kızım nasıl korkup yanımıza gelmedi ki o da her şeyin farkındaydı.
Yatağından kalkamadı bile… Sadece yorganı kafasına çekip ara ara oradan bakarak korkusunu bize gösteriyordu.
Gelenlerden biri ellerini kaldırdı ve “hepiniz f…cüsünüz ” diyerek parmakları ile bizi işaret ederek kin ve nefret kusuyordu resmen üzerimize… Diğerleri onun kadar vicdansız değildi elhamdülillah.
Evden çıkıp polis merkezine  götürülmemiz  saat 06.30  gibiydi  ..”Kızımızı bir arkadaşımıza bırakalım o ortamları görmesin” dememize rağmen kabul edilmedi .”Bari kelepçeleri çıkarın bu şekilde görmesin” deyince şükür ellerimizdeki kelepçeleri çıkardılar. Birlikte polis merkezine gittiğimiz an midesi bulanan kızım biranda istifra etti. Ayakkabısına kadar her şeyi kirlendi. Elimdeki kıyafetlerden giydirdim..
Oraya vardığımızda bayanlar bir yerde baylar başka bir bölümde sabah 07 den 18.00 a kadar bizimleydi… Kendi yaşıtı bir kız ile az da olsa oynayabildi. Orayı oyun yeri bekleme yeri olarak anlattık.
Yerlere serilmiş battaniyelerde bizimle oturdu çocuklar. Canları sıkılsa da odadan çıkmak isteseler gidemezlerdi. Elimden geldiğince oyalamaya çalışıyor o ortamı güzel göstermeye gayret ediyordum. Ama demir parmaklıklar ile oynayarak” anne bak bu kapıyı kapatınca hapis olmuş oluyorsunuz “değil mi deyişi beni çok yaraladı.
İzmir’de hiç akrabamız olmadığı için 10 saatlik yoldan kayınım gelerek kızımı alabildi… Akşam saatleriydi babası ve benimle vedalaştı… Yarın doğum günüydü. Doğum günü nü abinle, amcanlarla kutlayacaksın dedik”. Abisini aylardır görmemişti çok sevindi giderken o kadar mutluydu ki meleğim…

“Anne siz ne zaman geleceksiniz “deyince ben de “Burada biraz işimiz var uzun sürebilir sen biz gelene kadar amcanlarda abinle kalacaksın ” diyebildim. O kadar mahzun bir şekilde ayrıldı ki anlatamam.
Eşim tutuklandı. Ben de imza ile bırakıldım. Eşim “Sen çıkarsan, benim yarım çıkmış gibi olur” demişti. Öyle de oldu. Hamdolsun çocuklarımın başındayım. İçimiz buruk olsa da elden bir şey gelmiyor.
Bu yaşananlar bana ve eşime çok şey kattı. Birbirimize, ailemize olan bağımız kat be kat arttı. Ne kadar sıkıntılı günler geçirsek de ,Rabbime şükürler olsun ki böyle bir ailem var diyebiliyorum ..
Bu yaşananlar bir gün bizimde başımıza gelebilirdi bunu bekliyorduk ve yaşandı. Şimdi olmasa da güzel günler gelecek bunu biliyorum. Dua ve sabırla o günleri bekliyorum…