Ben, 1981 doğumluyum. 10 yıllık evliyim. 3 çocuk annesiyim. Eşim, MEB’de öğretmendi. Son 6 yıl Erzincan’da oturduk. Ben de orada özel bir kurumda çalıştım.
 15 Temmuz gecesi TV’den darbe teşebbüsünü korkuyla izledik. Daha ne olduğunu anlamadan 19 Temmuz’da kayınvalidemlerin evi polisler tarafından basıldı. Özel bir okulda öğretmenlik yapan eşimin kardeşi çalıştığı kurum sebebiyle tutuklandı. Eve gelen memurlar benim de tutuklanma kararım olduğunu eşime söylemişti. Suçum ise özel bir kurumda çalışıyor olmaktı. Geçimini sağlamaktan başka bir niyetim olmadan çalıştığım kurum artık kapanmıştı ama gene de orada çalışmam suç sayılmıştı. O gün polisler geldiğinde evde yoktum ve bir daha da evime dönemedim. Çünkü hem suçum yoktu hem de 4 aylık bana muhtaç bir bebeğim, 6 ve 9 yaşında iki de oğlum vardı. Tarafsızlığından endişe ettiğim hukuk sistemine güvenemedim. Böyle düşündüm çünkü iftira ve delilsiz suçlamalarla insanlar tutuklanabiliyordu. Bunun en yakın örneği eşimdi.
 Eşim darbeden birkaç hafta sonra açığa alındı. Mal varlığına tedbir kondu. Kısa bir zaman sonra da hiçbir açıklama yapılmadan memurluktan i
hraç edildi. 29 Ağustos’ta da polisler tarafından ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Sorguda; bankada hesabınız varmış, dershaneye gitmişsiniz, sendikaya üye olmuşsunuz gibi ifadeler yöneltildi ve eşim bu suç sayılamayacak ithamlarla tutuklandı. 3 aydır cezaevinde suçsuz yere yatıyor.
 8 aylık bebeğim babasız büyüyor. 6 ve 9 yaşındaki çocuklarım hem annesiz hem babasız aylardır. Çocuklarıma kendileri de bakıma muhtaç olan, hastalıklarla boğuşan 62 yaşındaki kayınvalidem ve 70 yaşındaki kayınpederim bakmaya çalışıyor.
 Çocuklarımın psikolojisi altüst oldu çünkü her şey onların gözleri önünde yaşandı. Polisler evi basıp saatlerce arama yaptı. Halalarını bir suçlu gibi tutuklayıp hapse götürdü. Bir ay sonra babaları tutuklandı. Annelerinin her an tutuklanma korkusuyla gergin yaşıyorlar. Babaanneleri ve dedeleri aylardır ağlıyor. İstemsiz olarak kafasını sallıyor, tik başladı sanırım.
 Büyük oğlum olayların az çok farkında olsa da çok duygusal bir çocuk olduğu için geceleri ağlıyor. Tekrar bir araya gelebilecek miyiz, diye soruyor. Her şeyden korkuyor oldu. 9 yaşında ve daha 3. Sınıfa gidiyor. Öğretmeni “Bu çocuğun nesi var, kafası çok dağınık, kendini toplayıp derse konsantre olamıyor. Neden bu çocuğun annesi babası yanında değil”, diyor. Çocuğum çok başarılıyken şimdi problemli bir öğrenci haline geldi.
 Eşim 3 aydır cezaevinde. Mal varlığına tedbir kondu ve memurluktan ihraç edildiği için hiçbir gelirimiz yok. Yaşanan bunca şey o küçük yüreklerde derin yaralar açtı…
 Ortanca oğlum “Ben babamı istiyorum” diye saatlerce ağlıyor. Kayınpederim emekli maaşıyla hem ev geçindiriyor hem çocuklarımın okul masraflarını karşılamaya çalışıyor. Evimiz kira, borç bulup kirasını ödemeye çalışıyoruz. Arabayı satıp eşime avukat tutmak istedik, ona da tedbir konduğu için satamadık. Hem para olmadığı için hem de avukatlar korktuğu için eşime bir avukat bile tutamadık.
 Evine, eşine, çocuklarına bağlı bir aileyiz. Vatanına, milletine, milli ve dini değerlerine saygılı insanlarız. 15 yıllık eğitim hayatımızda en küçük bir suça bile bulaşmadık. Hem öğrencilerimize hem çocuklarımıza iyi bir örnek olabilmek için tertemiz yaşadık. 15 Temmuzda TV’den öğrendiğimiz darbenin mağdurları olduk. Sokağa bile çıkamaz hale geldik. Herkes gibi biz de darbeleri lanetliyoruz. Bir an önce gasp edilen haklarımızın iade edilmesini istiyoruz. Başta özgürlüklerimiz olmak üzere maddi ve manevi kayıplarımızın telafi edilmesini bekliyoruz.
Lütfen sesimizi duyun. Bize ve bizim gibi mağdur olan herkese sahip çıkın.