63 yaşında öğretmen emeklisiyim. Öğretmenlik hayatım boyunca öğrencilerime Vatan Millet sevgisi aşıladım. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkma adına canımızdan geçeriz ama bir adım geri durmayız. Harama tevessül etmemeyi, kul hakkına el uzatmamayı öğrettim öğrencilerime. Otuz yıllık öğretmenlik hayatımda Vatan aşkı değişmez düsturumdu. Söz konusu Vatanı korumak olduğunda ana-baba hakkından önce gelir benim için. Bu duygu ve düşüncelerle emekli oldum. Ama sıradan bir emekli gibi ömrümün geri kalan kısmını oturarak sadece keyfime bakarak geçiremezdim. Benim için halka hizmet, Vatana hizmet Hakka hizmet etmek gibidir ve bu vazifem devam etmeliydi. Eğitimci olduğum için birçok özel eğitim kurumunda idareci olarak çalıştım.  2015 yılında devren satılığa çıkarılan bir yurdun satış ihalesine girdim ve yurdu devren satın aldım. Yurdu devralırken ilgili bütün kurumlardan yurdun “temiz kağıdını” aldım, yani artık bu yurdu işletmemde herhangi bir sakınca yoktu.  Yurdun hiçbir kamu kurum veya kuruluşa borcu kalmamış, güvenlik soruşturmasını yaptırmış, geçmişinde geleceği etkileyebilecek suç olabilecek hiçbir durumu yoktu. Bilakis, gelmiş geçmiş öğrenciler ile velilerin çok memnun kaldığını, hatta civardaki komşular dahil yurttan ve yönetiminden çok memnun kaldıklarını şifahen ifade etmişlerdi. Bu güzel duygu ve düşüncelerle verdiğim kararın isabetli olmasından dolayı kendimi mesut ve bahtiyar hissetmiştim. Aradan 8 ay geçmişti. Devralmış olduğum eğitim kurumuna terör örgütüyle ilişkisi olduğu gerekçesiyle çıkan KHK ile el konuldu.  Ben bu işin şaka olduğunu sandım ki gerçekten şaka gibi. Sonuçta ben burayı devraldığımda özellikle sordum herhangi bir güvenlik sorunu yoktu. Bana açabilirsin deniliyor ve ruhsat veriliyor. Bu durum daha önce bunu gözden kaçıranların sorumluluğundadır. Otuz yıllık emeğimin karşılığını bir yurda yatırdım, hiç sormadan yargılamadan emeğimi gasp ettiler. Bu yetmezmiş gibi daha sonra tüm mal varlığıma hatta emekli maaşıma dahi el koydular. Çektiğim bu kadar sıkıntı yetmezmiş gibi elimden aldıkları yurdun aylık gelir vergisini dahil tüm gider ve borçlarını bana çıkartıyorlar. Ödemediğim taktirde yetkililerin, icra yoluyla tek mal varlığım olan evimi elimden alınacağını ve akabinde de bu yaştan sonra ceza evine göndereceklerini belirttiler.  Artık hayata tutunacak takatim kalmadı; çok yoruldum çok mağdur edildim ve halen ediliyorum. Benim hayat felsefem bu değildi, uğruna hayatımı tükettiğim ülkemde şu an bir cani muamelesi görüyorum.