Kasım 2015 de çalıştığımız kuruma yapılan baskılardan dolayı işsiz kalanlardan biri ben biri de eşim…
Öncesinde Kıbrıs’ta yüksek lisans yapma düşüncemiz vardı… Bu düşünce ve Türkiye de iş bulmanın zorlaştığı zaman diliminde çocukların okulunu bitmesini beklemeden yarı dönemdir Kıbrıs’a yerleştik… Çocuklar için sıkıntılı süreçti okullarda yer bulamamak ve alıştıkları ortamdan bir anda ayrılmaları psikolojik olarak çocuklara bir çöküş yaşattı… Tam alışmaya başladık derken 15 Temmuz tiyatrosu oynandı. Bizim için yaşama şartları bir adım daha zorlaştı.
Çünkü devletin açılmasına müsaade ettiği, hükümetin ödüller verdiği bankaya para yatırmanın suç isnat edilip hukuksuzlukların ortamı sarmaya başlaması ve tabii birde iftiracı ne olduğu belirsiz gizli tanıkların, tanımadıkları insanları suçlamalarını okudukça duydukça artık bizimde başımıza gelmeyeceğinin garantisi yoktu… Buhranlı günler başlamış oldu
Bunun çocuklara yansıması ve çocukların verdiği tepkiler bizi iyice yıpratıyordu. Eşim bir taraftan ne iş bulsa çalışıyor bir taraftan eğitimini bir üst basamağa taşıyordu, tez aşamasında Ales’e girmesi gerekiyordu sınavın Türkiye dışında olması kaldırılmıştı… Eşimin hakkında bir şey olmamasına rağmen Türkiye’ye gitmeyi istemiyordu… Çünkü hukuk bir kişinin emri altında guguka dönmüştü… Kendinizi ifade edemiyor, can güvenliğiniz yok. Karga tulumba özgürlüğünüz elinizden alınıyor. Eşim çıkış olarak kaydını dondurmakta buldu… Aktif öğrenciliği bitmeden oturum iznini de yenilemişti.
21 şubat günü iki sivil polis eşimi sordu eşimin evde olmadığını söyleyince evi arayacaklarını söylediler arama izinlerini sordum bir kağıt parçası gösterdiler doğru düzgün bakmama müsaade etmeden elimden çekip aldılar…aramalarını yaptılar aile fertlerini bir yere oturtup telefonlara el koydular…eşin nerde diye bir tanesi bağırıp duruyor biliyorsun da söylemiyorsan suç işliyorsun diyor ben bilmiyorum dedikçe üzerime geliyordu…Binanın etrafında da birilerinin olduğunu telefon görüşmelerinden anlaşılıyordu aşağı yukarı 1.5 saat beklettiler bizi yerimizden kıpırdatmadılar çocukların hali perişan korktukları gözbebeklerinden belliydi sonrasında kendilerini gözyaşlarına bıraktılar..
1.5 saatin sonun da binada bir arbede olduğu seslerden belliydi sonrasında eşimin imdat
bağırışını ve babamın ismini zikredişini duyduk ben hemen kapıya yöneldim evde ki bayan polis müsaade etmedi… Neden diyorum onu böyle götürmeye hakkınız yok bırakın ailesini görsün öyle götürün desem de duvara konuşuyordum… Eşimi sivil bir araca bindirdiler balkondan nereye götürüyorsunuz yerini söyleyin desem de bu sorumda cevapsız kaldı… Kaçırılıyor mu nereye götürülüyor belirsiz…20 dk. sonra 2 sivil polis gelerek eşimin pasaport ve kimliğini istediler ve bütün ailenin kimliklerini aldılar…2 defa eşim nerde dedim cevap vermediler arabanın anahtarlarını istedim vermediler en son gecenin bu vaktinde nereye nasıl gideceğim eşimin yerini söyleyin dedim zorla belli değil Girne karakolu da olabilir Lefkoşa’da deyip saçmalayıp gittiler… Hemen avukatı aradık tabii saat gecenin 01 i olmuştu… Avukat sabah erkenden gitmişti ama bakanlar kurulunun hazırda tuttuğu kararla deport ettiler eşimi… Oturum izni olan birini bakanlar kurulu deport ediyor… Avukat bu suçtur dese de zulüm buralarda da boy gösteriyordu… Yapacak bir şey yok dedi avukat buranın kararını mahkemeye verebilirsiniz dedi… Ve öylede yaptık… Ama eşim geri gelmedi Türkiye’ye apar topar gönderdiler. Buranın polisiyiz diyenler işlerini sessiz sedasız sivil ve tepki verenlere hemen tehditle bastırmaya çalışmaları Türkiye’den eğitimli olduklarını belli ediyordu.
Ailesi olarak kaç defa görüşme talebimiz olduysa da avukatta söylemesine rağmen görüştürmediler hızlıca gönderdiler Türkiye’ye… Bir insan ne olduğu belirsiz iftiracılar yüzünden özgürlüğü elinden alındı ve 7 yıl 6 ay hüküm verildi… Çocuklar hayata küsmüş bu nasıl dünya bu nasıl adalet biz babamızı istiyoruz ve ben şuan çocuklarıma hem anne hem baba olmaya çalışıyorum… Ben de tehlikedeyim çünkü benim hakkımda da yakalama kararı çıkarmış cübbesinde düğmesi olmadan cübbesini düğmeleyip gezen hâkimimiz. Herkesin vebalı gibi davrandığı şu zamanda yaşama mücadelesi veriyoruz… Bize bunu reva görenleri Rabbime havale ediyoruz.