Babam yıllardır esnaflık yapardı. Kendi halinde mütevazi bir yaşantısı vardı. Bir ihtiyacı olana yardımcı olabilmek için gece gündüz koşturur gereken neyse mutlaka yapmaya çalışırdı. Ülkenin son dönemdeki hallerine çok üzülüyordu. Çünkü devlet yetkililerinin kendi vatandaşlarını medya üzerinden delilsiz ve suçsuz yere hedef göstermelerine çok ve daha insanların ifadeleri bile alınmadan suçlu ilan edilmelerinden rahatsız oluyordu. 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle masum insanları linç girişimi de ülkenin her yerinde artmıştı. 20 Temmuz sabaha karşı kapının zili uzun uzun çalmaya  başladı, gecenin bir yarısıydı kapı açtığımızda karşımızda bir sürü polis vardı. Daha arama ve gözaltına alma kararını göstermeden evimize daldılar. Evimizi aramaya başladılar. Babamı gözaltına aldılar. Babamız ne için gözaltına alındığı öğrenmeden ve avukatıyla görüştürülmeden 15 gün ilkel şartlarda spor salonunda bekletildi. Sonrasında yine hiçbir delil göstermeden babamı tutukladılar. Bu yetmezmiş gibi babamın ortak olduğu şirketi KHK ile kapattılar ve bütün sermayeyi hazineye devrettiler.  Halbuki ne babamın şirketi hakkında herhangi bir soruşturma vardı ne de devlete karşı yapılması gerekip de yapılmayan ödeme veya yüz kızartıcı hiçbir şey de yoktu. Mağdurun sesi ve hakkını araması gereken devlet malımızı gasp etmişti. Kime müracaat etsek bir sonuç alamadık. Babam 6 aydır ceza evinde olması gerekenden daha fazla insanın kaldığı koğuşlarda kalıyor. Keyfi olarak bekletiliyor. Can güvenliğinden endişe ediyoruz. Mahkemeye ne zaman çıkacağı belli değil. Daha henüz neyle suçlandığını dahi bilmiyor ama 6 aydır babam tutuklu.  Resmen devlet eliyle cezaya dönüştürüldü. Bizim sesimizi duyacak duyarlı kuruluşlar yok mu?