Gün geçmiyor ki; kamuoyu gündemine cezaevlerinde işkence, kötü muamele vb. zulüm haberleri gelmesin.

Son dönemde “Kaz dağları katliamı” na verilen tepkiler çığ gibi büyümekte, geleceğimize yönelik yapılan büyük yanlışlığa kitlesel bir duruş sergilenmektedir.

Yine ülkemizin farklı yerlerinde sokak hayvanlarına yönelik işkence ve kötü muamelelere yönelik sosyal medya başta olmak üzere duyarlı vatandaşlarımızdan tepkiler verilmekte.

Bu ve benzeri duyarlılık haberlerini maalesef, masum insanlara yönelik, özellikle de çocuklar başta olmak üzere hasta ve yaşlı insanların, hamile, lohusa kadınların dahi tutsak olarak bulundukları cezaevleri işkencelerine toplumdan aynı hassasiyeti görememek, geleceğimiz, birlik ve beraberliğimiz adına üzüntü vermektedir.

Cezaevleri yapılan zulümlerle âdeta ölüm ve işkence merkezlerine dönmüş vaziyette bulunmakta. Bu cezaevlerinden biri de İzmir’deki Buca Cezaevi.

Buca Cezaevi’ndeki mahkum sayısının 4000’e ulaştığı ve koğuşlarda 130 kişinin kaldığı cezaevinde, mahkumların özellikle nefes almakta dışarıda bile zorlandıkları öğrenildi. Sıcak günlerde birde sık sık su kesintisinin yaşandığı, görevli gardiyan sayısının mahkumların ihtiyacına cevap veremeyecek hale geldiği şeklinde gelen haberler kaygı verici bir durumda.

Sağlıklı insanların bile bu ortamdan ciddi şekilde fiziki ve psikolojik olarak etkileneceğinden, yetkililerin bu duruma bir an önce müdahale etmeleri bekleniyor.