Ben öğrencilerime ve mesleğime aşık bir matematik öğretmeniyim, özel bir kurumda çalışıyordum. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası hayatımız karardı. Önce çalıştığım kurum kapandı. Çok geçmeden eşimi açığa aldılar. Sonradan öğrendik ki eşimi iş yerindeki müdürü ihbar etmiş. Halbuki eşime “endişe etmeyin, ben sana kefilim, bir yanlışını görmedim, gerekirse söylerim” demişti. Bu süreçte insanların yüzünüze başka, arkanızı döndüğünüzde başka davranarak ikiyüzlülükleri kadar hiçbir şey içimi acıtmadı. Necip Fazıl’ın dediği gibi; insanlar o kadar çok yüzlü ki ikiyüzlülere bile hasret kalacak cinsten…
Eşim mesleğinden de ihraç edilerek tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Hem işimi hem de eşimi kaybetmiş bir şekilde ne yapacağımı bilemez bir halde ortada kaldım. Ne olur sizden başka sesimi duyurabileceğim kimse kalmadı. Sesimizi duyup sesimize ses olmanızı talep ediyorum. Ne olur duyun sesimizi.