İşini severek yapan bir memurken “mescide gidenler” diye fişlenip “rüşvete müsamaha göstermeme” kabahatim de eklenince; “bu ancak filancalardandır” diye listeye eklenip 15 Temmuz darbesinin ardından açığa alındım.
Kısa süre sonra da evimden alınıp 7 gün kalacağım, tabiri caizse, toplama kampına götürüldüm; az yiyecek ve içecek, bol hakaretle gün geçirdik. Gündüz aşırı sıcak, akşam ise soğuktan perişan oluyorduk. Bunaldığımız sıcaklıktaki bir gün çatıdaki camların açılmasını rica ettik polis memurlarından, açtılar ama akşam kapatmadılar; donduk. Ertesi gün ise ya hep açık ya hep kapalı kalacak azarıyla kötünün iyisini, terlemeyi tercih ettik. İlginç olan alınanların çoğu iş yapan, iş bilen kişiler olduğu için ve diğerleri de işi yürütemediği için aramızdan sırayla birileri alınıp kuruma götürülüyor ve çalıştırılıyordu.
Evet, terörist diye alınan bizler devletin işleri aksamasın diye mahrem işlerinde çalıştırıldık! Daha sonra çok şükür hakim karşısına çıktık. O bekleme o kadar ağırdı ki sonunda tutuklanacak olsa da bir an önce mahkeme edilmek istiyorduk. 4 arkadaşımız tutuklandı, 11 kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldık. Sevindik mi? Hayır. Peşi sıra ihraç edildim. İş aradım, mesleki tecrübemden dolayı avukatlık bürolarının kapılarını çaldım ama hepsi yüzüme kapattı “seni işe alırsam kendimi bitiririm” , “üstüne para versen de olmaz” cümleleriyle eve döndüm her seferinde. Köyden babamların gönderdiği erzak ve harçlık ile idare etmeye çalışıyoruz. Rızık Allah’tan o bize yardım eder. Sizden, yetkililerinden yardım bekliyoruz…