Eşim Ramazan Bey hakkında, 15 Temmuz darbe girimi gerekçe gösterilerek gecenin bir yarısı kapımızın zili çaldı ve hakkında gözaltı kararı olduğunu belirttiler.  Fakat ev arama ve gözaltı kararını göstermeden ve avukatımızın gelmesini dahi beklemeden evimizin her yerini bir terörist muamelesi yaparak aradılar. Her evde bulunan ve olması gereken dinimizi öğreten kitapları sanki suçmuş gibi aldılar. Eşimi emniyette tek başına neyle suçlandığını bilmeden günlerce beklettiler.
Eşimin sağlık problemleri olmasına rağmen zulmederek günlerce beklettiler ve avukatıyla bile görüşmesine müsaade etmediler. Halbuki biz kendi halinde hayatını devam ettiren insanlarız, biz devlete ve millete zarar verecek ne yapabiliriz ki. Günler sonra eşim adliyede hakimin karşına çıkarıldı, orada neyle suçlandığı bilemeden ve deliller bize gösterilmeden tutuklandı.
Bu yetmezmiş gibi eşimin şirketi KHK ile kapatıldı ve işsiz bırakıldı. Şirkete ait bütün ne varsa devlete devredildi. Halbuki eşimin şirketi çok başarılı, topluma ve milletine pozitif katkıları olan bir iş yeriydi. Hakkında açılmış bir soruşturma da yoktu. Maliyeye de en ufak bir borcumuz yoktu. Bir anda bütün malımıza devletin eliyle çöküldü ve yıllarımızı vererek büyüttüğümüz şirketimiz devlet eliyle gasp edildi. Bu da yetmezmiş gibi zulüm devam etti.
3 evladımla ortada kalmıştım bize sahip çıkacak herhangi bir akrabamız da yoktu. Eşimin ve benim bütün banka hesaplarımıza bloke kondu. Biz ne yapmıştık ki dağdaki teröriste yapılmayan muamele elinde kaleminden başka bir şeyi olmayan eşime yapılıyordu. Bunlar olunca çevremizdeki dostlar da bize hal hatır sormadan korktular. Çünkü Devlet tarafında sürekli hedef gösterilince insanlar etkileniyordu. Bazı insanlarda bizi eşim tutuklandı diye dışlayıp selam sabahı kestiler, bizi görünce yollarını değiştirmeye başladılar. Ben bu durumu daha ilkokul birinci sınıfa giden oğluma anlatamadım. Bir şey sorunca hep sessiz kalıyorum.
Cezaevi şartları tamamen ilkel ve koğuşlar olması gerekenden çok kalabalık. Eşimin can güvenliğinden de endişeliyim. Çünkü cezaevinde çokça keyfi işkence yapıldığını duyuyoruz. Çevremizde benim gibi eşi tutuklu olup da cezaevinde ölenler var. Hakkımızı arayacak Türkiye’de bir kurumda bulamadık.