Eşim ve kardeşi birkaç samimi çocukluk arkadaşları ile hep hayalini kurdukları kendilerine ait bir işletme kurmuşlardı. Her şey yolunda gidiyordu. Çevre tarafından yavaş yavaş tanınıp sevildi. Her zaman Allah’ın verdiği nimetleri ihtiyacı olanla paylaşmak eşim ve kardeşinin temel şiarıdır. Kendileri başı sıkışanın uğradığı, çevremizde eğitim gören Kuran kursu öğrencilerine, Efendimiz (sav) için düzenlenen kutlu doğum programları dahil hayır yapmaktan mutluluk duyan insanlardı.

15 Temmuz darbe sonrası saydığım bu faaliyetler suç unsuru olarak gösterildi ve işletmemiz kapatıldı. Eşim tutuklanarak yaşadığımız yerden farklı bir yerde hapse gönderildi. Bin bir emekle kurulan işletmeden ayrılmayanlar biranda ilişiklerini kestiler. Ortak olan arkadaşımız dahil olmak üzere kandırıldım diyerek aleyhimizde konuşuyorlar, bu zamana kadar ilişkimiz olan insanların hiçbiri bize sahip çıkmadı.

Yaşamadığım kadar zor zamanlar yaşıyorum. Çocuklarımla beraber sadece eşimin yokluğuna değil etrafımızda dost sandığımız insanların hakiki dostumuz olmadığıyla da başa çıkmaya çalışıyoruz. Şimdi tek istediğim eşimin adil bir şekilde davasının görülüp suçsuzluğunun ispat edilmesi…