Eşim küçücük yaşta okulu olmayan köyünden ayrılıp gurbete gitmiş, yokluklar içerisinde mücadele edip başarıyla üniversiteyi bitirmiş ve öğretmen olmuş Anadolu insanı. Bu emeğine hiç hürmet edilmeden hak ettiği iş elinden alınıp ihraç edilmiştir. Beş kişilik ailemizi geçindirmek, kira, fatura masraflarımızı kazanabilmek için günübirlik işler yapıyor, bazen tarlaya, bazen inşaata amele olarak çalışmaya gidiyor. Böylece, çok şükür, bizi kimseye muhtaç etmiyor. Dilerim bu fedakar eş, baba sevdiği işine, yüzünü güldüren işine tekrar dönebilir. Bunun içinde siz yetkililerinin desteklerini bekliyoruz.
Çevrede hayırsever diye bilinen eşim terörist diye alındı ve kaçma şüphesi var diye 65 yaşından sonra cezaevine kondu. Nasıl bir teröristse kapıya geleni eli boş çevirmemiş, mahzun etmemiş; çocuğunu okutamayan gelmiş ve eşim artık o benim çocuğum demiş okutmuş, öldürmemiş bilakis yaşasın diye daha çok çalışmış, didinmiş, paylaşmış.
Şimdi bu insan azılı bir cani muamelesi görüyor. Ve onu en iyi tanıyanlar bile suskun. Öyle ki susmayan zilimiz artık hiç çalmıyor. Olsun diyor ben Rabbim için yaptım, kullardan bir
şey beklemem diye gönül koymuyor.
Ağır hasta, kalp rahatsızlığı cabası, yürümekte güçlük çekiyor. “Koğuş arkadaşlarım bana iyi bakıyor, tasalanmayın” diye bizi teselli ediyor. Rabbim onu ve bütün masumları koru diye duadan başka elimden hiçbir şey gelmiyor. Bir nebzede olsa hukukun işlediğini görebilmek ve adaletin yerini bulması için sizlerden destek bekliyoruz.