Milli Eğitim Bakanlığında Tarih Öğretmenliği yapıyordum. Devlet tarafından faaliyetine izin verilen Aktifsen Eğitim sendikasına sadece bir sendika olduğunu düşünerek üye oldum. Netice de yasal olduğu da bakanlık tarafından onaylı idi. 15 Temmuz sonrasında bir anda kendimi işsiz olarak buldum. Önce açığa alındım sonra da ihraç edildim. Sonra Beden Eğitimi Öğretmeni olan kardeşim ve eşinin de ihraç edildiği haberini alarak bir kez daha yıkıldım. En kötüsü de özel bir okulda öğretmenlik yapan kız kardeşimin ise terör örgütü suçlaması ile gözaltına alınması oldu. Suçu olmayan kardeşim bir dernek ile tanışıklığı, fakirler için kurban bayramında yardım faaliyeti, Bank Asya’da hesabının olması gibi suçlar öne sürülerek 21 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanarak ceza evine kondu.
Yaşlı annem, kızı tutuklu, 3 evladı işsiz kalmış ve meslekten ihraç edilmiş olmanın üzüntüsü ile hasta oldu, günlerce tedavisi devam etti. Babam ise tutuklu kızı ve çocuklarının başına gelenlerin etkisi ile Alzheimer hastalığı ilerledi ve olayları anlayamaz hale geldi. Ben ise ekonomik olarak zor duruma düşmenin çaresizliği ile şimdilerde ailevi problemler yaşıyorum ve eşimle ayrılık noktasına geldik. Mağdur olmamıza sebep olan anlamsız suçlamalar ve hukuksuz muameleler bir aileyi darmadağın etti. Bir tutuklu, üçü işsiz, iki yaşlı ağır hasta… Ortada bir sürü mağdur ailenin çaresiz çocukları var.