Ülkemizde; yüz binlerce insanın “Balık istifi” şeklinde kapasitesinin çok çok üzerinde barındığı cezaevleri, cezaevi olma özelliğine birde âdeta cinayet olarak nitelendirilecek şekilde ölümlere neden olan uygulama merkezleri haline gelmiş durumda.
Cezaevlerinde son yıllarda adını “Ölümevi” olarak kayıtlara geçirilecek bir süreç yaşanıyor. Kanun/kural’ın unutulduğu cezaevlerinde özellikle Hizmet Hareketine mensup insanlara yönelik uygulamalar sonucunda yüzlerce insan hayatını kaybetmiş, yüzlercesinde ise kalıcı rahatsızlıklar ve sakatlıklar meydana gelmiştir.
Binlerce tutuklu ve mahkum, üç yıldan beri hukuksuzca tek kişilik hücrelerde tutularak bedenen ve psikolojik yönden ölüme terk edilmiş olarak bekletiliyor.
Gerek fiziki gerekse psikolojik olarak yalnız kalmaması, başkalarının desteğine hatta cezaevinde kalmaması gerektiği doktorlar tarafından hazırlanan raporlara rağmen, hücrelerde tutularak bu zulme devam ediliyor.
Bu zulmü yaşayanlardan biri olan ve yaklaşık 3 yıldır İzmir-Şakran Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fadime Karyağdı”nın yüksek tansiyon ve vertigo hastası olduğundan ağır ilaçlar aldığı, fiziki rahatsızlığı nedeniyle el ve ayaklarından ameliyat olması gerektiği ancak bu durumuna cezaevi ve adli makamların duyarsız kaldığı öğrenildi.
Cezaevlerinde âdeta ölüme terk edilmiş vaziyetteki yüzlerce insandan biri olan olan Fadime Karyağdı’nın çığlığını duyun artık. Buna talimatlarla bilerek sessiz kalanlar, hukukun gereğini yapmayanlar mutlaka yasalar önünde hesap vereceklerini unutmasınlar. Ahirette ise Allah’ın adaletini…
https://t.co/HWHiQ1u3G3
https://twitter.com/magduriyettr1/status/1124258794345779200?s=19