Bir ölünün defterinde yazılı
Bir vatan, bir millet, bir insan..
Er meydanında görürsün deliren akıllıyı,
İhanetin sarmalında kimdir dost düşman?
Mahkemelerde ihanetin karekodları,
Müebbetliklerin yüzlerinde korkudan iz yok.
Gencinin yaşlısının alnı secdede,
Saraylarda köşklerde sessizlik ‘hakim’
Kim..! Nerde..! Nasıl..! Kiminle..
Ateş çemberinde kurşun deliği hayal,
Bir itirafçının attığı okta ıslanır,
Ruhumda ki asitten yağmurlar.
Hava da ihanetin kokusu kol gezinir,
Ülkemde dönen dolaplar arsız
Ayak oyunları Roma’yı aratmaz.
Nemruttan, Tendürekten çıkılır yola
Umutla başlar biten hayatlar..!
Bebeklerin gözlerinde,
Sözlerinde çığlıklar
İhanetin tarihi sorgulanır
Ege’de bir botun çırpınışları..
Kim..! Nerde..! Nasıl..! Kiminle..
Dört duvarda Anneler
Tabuttan hücrelerde umutsuz bir bekleyiş
Asitten bir bataklık gibi aradaki engeller
Ağlaşmalar..
Ah! O kavuşmalar
O konuşmalar, sızlanmalar
Bir kaza yerinde can pazarı yaşanır,
Hücredeki baba için sabır şahlanır
Göz göz olmuş fırtınalarda
Söyle hangi acı sağ kalır..?
Hangi vicdan, hangi yürek buna dayanır
Anne, baba, kocaman bir aile..
Gaybubeti gurbete kavuşur da ölümlü
Koca bir denizde mezarlık mı aranır?
Dalgalar siz söyleyin olup biteni,
Bu ölüm kapanı ne zaman kapanır?
Her belde de bir öksüz yamanır mı bu yara
Barış ne zaman sarılır bu maviliklere
Ağıtlarımızda bile nefrete yer yok
Hangi akıllı bir delinin arkasına saklanır?
Elazığ da aklını yitiren kardeşimden öte..
Bir ölünün defterinde yazar;
Hesaplaşma yine ahirete be yavrum..
Kim..! Nerde..! Nasıl..! Kiminle..
“Duanız varsa duyar Rab.!
Korkma.! Yeter ki yaklaş..
Gerisi teferruat ve inanın dünya yalan..”
Bir ölünün defterinde yazılı;
Bir vatan, bir insan, bir vicdan
Süreç, imtihan.. ne desem boş yalan
Ne kalırsam rahat var
Arkadaş, ne de gidersem
Geçince bitmiyor ki hudutları..
Dert sarmalı her şey; yeniden başlıyor
Ağlasam duyan yok.!
Sussam olmuyor,
İmtihan imtihan her yer imtihan
Bir ölünün defterinde yazılı;
Bir vatan, bir insan, bir vicdan
Bilmem ki hangisi doğru
Hangisi yalan
Dört duvar olmuş vatan bağrımda
Anadolu’nun öksüz, yetimleriyiz
Yeşil bir ülkenin mavi kıyılarında niceleri
Nasır mı tutmuş ehli vicdanlarda sağduyu,
Var mı bu tel örgüleri kaldıracak olan?
Var mı bunu bilen, duyan?
Var mı bunu haykırmaya cesareti olan?
Yine mi kurban?
Günahı mı neydi? En iyisi sen UYU..
Kudsi bir göçe şahit martılar,
Kim..! Nerde..! Nasıl..! Kiminle..
Bir ölünün defterinde yazar;
“Duanız varsa duyar Rab.!
Korkma.! Yeter ki yaklaş..
Gerisi teferruat ve inanın yalan..”
Duanız varsa duyar Rab!
Korkma.! Yeter ki yaklaş..
29 Eylül 2019