Çok sevip saydığım, değerli iki arkadaşımızı terör örgütüne üyesiniz diyerek evinden alıp götürdüler. Hatta o akşam annesi yalnız kalıyor korkmasın diye orada kalıyorlarmış. Baba yıllar önce vefat etmiş. Tayinleri bu şehre çıkınca eşiyle birlikte taşınmışlar. Arkadan annesini de getirmişler. Kendisi ve eşi üniversite mezunu, fakat eşi iş imkanı bulamamış. Arkadaş erkek hemşire. Suçu ise devlet tarafından kurulmasına izin verilen ve yine devlet tarafından denetlenen bir sendikaya üye olmak ve devlet tarafından açılmasına ve çalışmasına izin verilmiş bir bankaya para yatırmakmış. Bir sabah apar topar evlerini basmışlar. Arkadaş ve eşi annesigilde olunca doğal olarak bulamamışlar. Böyle olunca bari komşusunu götürelim diyerek, yan komşusunu götürmüşler. Bu sayede onlar bulur ve teslim olur demişler. Arkadaşım vicdan azabına dayanamayıp, gidip teslim olmuş. Enteresan olanı eşini de tutuklamışlar. Oysaki bu aile bırakın bir terör örgütüne üye olmayı, balığı bile yerken vicdan azabı çekerdi.

Şimdi tek maaşla ailesini, annesini ve işsiz olan küçük kardeşine bakan bu insan tutuklandı. Hatta yetmiyor gibi, birde eşi tutuklanınca kahroldu. Şimdi soruyorum. Bu memlekete adalet getireceğiz diyerek, insanları suçsuz yere tutuklayanlara; yasakları kaldırdık diyerek onlarca gazete ve tv kanalını kapatarak yasaklayan zihniyet mi bu ülkeye adalet ve eşitlik getirecek? Şimdi geride kalan annesine ve kardeşinin ailesine kim bakacak? Hapishanede bir ihtiyacı olsa, kim temin edecek bilmiyorum. Masum bir ailenin hukuksuzca ve ispatlanmamış suçlarla suçlanarak tutuklanmasını şiddetle kınıyorum. Bugün böyle bir hukuksuzluğa imza atılıyorsa, yarın başka hukuksuzluklara da zemin hazırlanıyor demektir.