16 yaşındayım, dört kardeşiz. Kardeşlerimden ikisi üniversitede, en küçüğü henüz 10 yaşında. 27 Eylül Salı sabahı, saat 05:50 sıralarında daire kapımız yumruklanmaya başladı. Üstümüzü giyinene kadar iki üç dakika daha devam ettiler, açtığımızda altı polis içeri girdi ve ev aranmaya başlandı. Bilgisayarımızın hard diski, telefonlarımız, anne ve babamın pasaportlarına el konuldu. Yatak odamıza yalnızca aile fertleri girerken, erkek polisler birçok defa girip çıktı. Kardeşim seslerden vesaire uyanıp polisleri görünce, anneme sarılıp sesli bir şekilde ağlamaya başladı. Çünkü arama bittiğinde evden birisinin veya her ikisinin de götürüleceğinin farkındaydı. Yarım saat sonra arama hâlen devam ederken babam ve annemin sabah namazlarını kılmalarına izin vermeyerek, ikisini de olay yeri incelemeye parmak izi için götürdüler. Evde polisler, şahitler ve kardeşimle biz kaldığımızda sigara girmeyen evin salonunda bir polis memuru, sigara içti. Sonradan eve gittiğimde, masanın üstüne bırakılmış üç izmarit buldum.

Babamları olay yeri incelemeden getirdiklerinde haber verdiği arkadaşı bizi almaya geldi, çünkü polis her ikisinin de gözaltına alınacağını ilk girişte söylemişti. O günden itibaren babamın arkadaşında kalıyoruz, ablam ve abim okulları sebebiyle gelemiyorlar. Babam fabrikada, annemse karakolda bir hafta boyunca gözaltında tutuldu. Bu bir hafta içerisinde, kendi başıma birçok defa görmek için gittim fakat buna izin verilmedi. Kardeşimin etkilenmemesi için güçlü durmak, ağlamamak zorunda kaldım. 4 Ekim’de adliyeye götürülmüşler, sabah dokuz sularında. 12 gibi bunu öğrendim ve yine tek başıma, direkt adliyeye gittim. Salı günü gözaltına alınanların sayısı fazla olduğu için adliye oldukça kalabalıktı. Öğlenden sonra beşe kadar bekledim, adliyeyi boşalttıktan sonra akşam dokuza kadar beklemeye devam ettim. Ardından, CMK’nın atamış olduğu avukat her ikisinin de tutuklandığını arayarak söyledi. Evimizde, delil olarak ele aldıkları; bir dolar, kitapları veya Bank Asya hesap cüzdanı yoktu. ByLock uygulamasını da, ikisi de kullanmadı fakat avukat ByLock kullandıklarını, bu sebeple tutuklandıklarını söyledi. Bize verilen herhangi bir süre yok, ne zamana kadar bu şekilde devam edebileceğimizi bilmiyorum.

Anneme oldukça düşkün olan kardeşime, haftada bir gün yalnızca 45 dakika görüş hakkı tanınıyor ve zaten yeni okulundan ötürü düzeni büyük bir değişime uğramışken şimdi de bu durum, psikolojisini gözle görülür biçimde zedeliyor. İlk günler annemin tişörtüne sarılarak uyuyordu, şimdi o durum azalsa da bazı zamanlar hâlen tekrarlıyor bunu. Babamın tabiriyle yalnızca derslerime odaklanmam gereken zamanda yaşımdan büyük şeylerle uğraşmak zorunda kaldım, ilerleyen zamanlarda da bunun devam edeceğinin farkındayım. Babamın işine zaten son verilmişken ve aylardır çalışmıyorken, şu an tutuklandıkları için avukat ücreti gerekiyor. Birçok açıdan çektiğimiz zorluklar var, bu zorlukları ne kadar çekeceğimiz belli değil. Henüz iki hafta olmamasına rağmen, hem maddi hem manevi açıdan fazlasıyla yorgun hissediyorum. Tüm bu yapılanlar büyük ölçüde haksızlık, hukuksuzluk ve bunların en kısa sürede çözülmesini istiyorum.