Ben mağdur edilmiş bir ailenin geride kalan kızıyım. Kardeşim askerden gelince kısa bir süreliğine Kimse Yok mu da hammal olarak çalışmıştı. İş çok ağır gelince ben işi bırakmak istiyorum derken, onlar işten çıkardılar zaten. Bu sırada bir de evlilik gerçekleştirdi. Babam kardeşime eskiden beri çok kızgın olduğu için, düğününe bile gelmedi. Derken aradan bir yıl kadar bir zaman geçti. Böyle işsiz olunmuyor diyerek eşiyle birlikte küçük bir dükkan kiraladılar. Ne olduysa geçen hafta bir sabah polisler kapıya dayanmışlar, kardeşimi ve yengemi kelepçeleyip götürmüşler. Suçları terör örgütüne yardım etmek ve onların müesseselerinde çalışmakmış (!). Efendim bırakın örgüte yardım ve yataklık yapmayı, onlar dükkanın önündeki kedileri besleyeceğiz diye öğlenleri yemeklerinden kısıyorlardı.
Dükkanı açarken kredi çekmişler. Ödeyemeyince küçük eski bir arabaları vardı, onu satıp kendilerine birer bisiklet almışlardı. Dükkanın işleri çok iyi değildi sanırım. Evlenirkenki mobilya borçlarını ve ev kirasını ödeyemiyoruz abla, onun için çoğu günü yarı aç geçiriyoruz diyordu. Bunlar yetmiyor gibi bir acı haberde annemden geldi. O sabah onu da tutuklamışlar. Aman Allah’ım yaşlı kadının evini didik didik arayıp, sen bylock kullanıyormuşsun demişler. Kadıncağız polis bey senin ne dediğini ben anlamıyorum dediyse de derdini anlatamamış. Oysaki kadının bir akıllı telefonu bile yoktu. Benim ikiz bebeklerim var. Onları emziriyorum. Bunları duyunca doğru karakola koşturdum. Baktım ki bir tarafta büyük bir iftiraya maruz bırakılmış annem, diğer tarafta yeni evli, yemeden içmeden kesilmiş kardeşim ve yengem. En acısı da orada birbirimizi görünce sadece ağladık ağladık…
Nasıl bir oyunun içerisine atılmıştık anlamakta zorlanıyordum. Bırakın bir darbeye destek vermeyi 15 Temmuzu sabaha kadar lanetleyerek televizyonlardan görmüştük. Ne ben ne kardeşim ne yengem ve ne de annem hiç bir zaman darbeyi desteklemedik. Her zaman ve her ortamda darbe ve darbecilerin karşısında olduk. Dün onları hapishaneye gönderirken, geride bir sürü borç, yitirilmiş itibar, yıkılmış üç aile ve iki kucağımda ikizlerimle kala kaldım öylece. Bir haftadır üzüntüden sütümde kesildi iyice. İslami tavır ve davranışlar sergileyen siyasilerin, maalesef Müslüman kardeşine karşı yapılan bu zulmü alkışladığını gördükçe kahroluyorum. Özgürlüğün rafa kaldırıldığı ve üzerinin betonla örtüldüğü bir ülke olmak istemiyoruz. Hukuksuzluğa ve adaletsizliğe dur diyecek gelişmeler görmek istiyoruz artık…. Yardımınıza ve duanıza çok muhtacız..