15 Temmuz darbesinden sonra işsiz kalmamız yetmiyormuş gibi eşim dershane müdürü olduğu için ağustosta, ben de müdür eşi olduğum için aralık ayında gözaltına alındım. İki defa evimiz arandı sanki azılı katiliz. Çocuklarımın ve ailemizin devlete ve polise güveni sıfır. Küçük kızım diyor ki anne polislerin görevi hırsızı yakalamak değil mi, niye hırsızmışız gibi zorla evimize giriyorlar.
Eşim gözaltına alındıktan 5 gün sonra haber alabildim. Benim gözaltına alınma sebebim müdür eşi olmam. 2 kişilik koğuşta 5 kişi kaldık. İfademi gece 23.00 de aldılar. İfademi alan memur “sohbet ablasıymışsın, itiraf et” diye baskı yaptı. Ben “hayır, öğretmenim, ders anlatırım, soru çözerim, etüt yaparım” dediğimde bana direk bağırmaya başladı ve götürün bunu demir parmaklıkların arkasında 3-5 gün kalsın aklı başına gelsin dedi. Yani zorla onun bana yönelttiği suçlamaları kabul etmem için çok baskı yaptı. Ama çok şükür hakim kararıyla haftada 1 gün imza ile serbest kaldım. İş başvurusu yaptığım yerlerden bir eğitim kurumu memnuniyetle kabul etti. Fakat ertesi günü okul müdürü telefonla arayarak  “Kusura bakmayın hoca hanım, milli eğitim müdürü sizi işe alırsak okulumuzun sıkıntı yaşayacağını söyledi” dedi. Yani okul müdürünü üstü kapalı tehdit etmiş.
Temmuz ayından beri eşim ve ben işsiziz. Bu bizim özellikle de çocuklarımızın psikolojisini çok kötü etkiliyor. Evden dışarı çıkmak istemiyorum. Gece gündüz demeden hizmet ettiğimiz toplum bile korkudan ne yapıyorsunuz bunlar iyi insanlar diyemiyorlar..