Merhaba ben bir bayanım, anneyim, bir öğretmen eşiyim ve ev hanımıyım. Eşim, özel bir kolejde öğretmendi. 35 bin nüfuslu Anadolu’nun batısındaki bir ilçenin, beş yıldız konforu ve en kaliteli eğitim araç gereçleri ile donatılmış, on bir ortağının maddi her şeyini koyarak açtıkları ve hala kalan milyona yakın banka kredisi borcu olan bir kolejde öğretmendi.  Eşimin okulu eğitim hayatı olan 3 yıl boyunca ülke genelinde sınavlarda il birincileri çıkartan bir okuldu. Ama bu birincileri içine sindiremeyen ilçe kaymakamı, il valisi, il eğitim yöneticileri, siyasilerin baskısıyla yıllardan beri ayrım yapıp bu çocukları birinci olmalarına rağmen ödül törenlerine bile gelmeyerek ayrımcılık, nefret, kin tohumları ekerek, daha lanet darbe girişimi olmadan cezalandırmaya başlamışlardı.
Ülkemizin aydınlık geleceğine yapılan lanet darbe girişimi sonrası duyduk ki eşimin çalıştığı okula el konulmuş. Biz de memlekette tatildeydik. Ne olduğunu anlamak için döndüğümüz günün sabahında kapımız bile çalınmadan ev sahibinin marifetiyle kapıyı açmasıyla bir sürü insan evimize doldu ve ansızın polisler evimizi bastı. Uzun aramalardan sonra telefonlarımıza el koydular ve eşime de yanına kıyafetlerini al uzun süre dönemeyeceksin dediler ve tutukladılar. Ama asıl zorluklar bundan sonra başladı. Gözaltında iken eşime uzun süre işkence yapmışlar. Bize isimler ver itirafçı ol kurtulursun demişler. Gözaltı süresinden sonra onu cezaevine koydular. Eşimin ciddi sağlık problemleri var. Lütfen bu hukuksuzluğa dur deyin.