Acılar karşısında sessiz, duyarsız, hissiz, tepkisiz, hatta “oh olsun” diyenlerin, zombiler gibi, yaşayan ölüler ülkesi oldu topraklarımız. Aslında etrafımızda, yanı başlarımızdaymış bu yaşadığını zannettiğimiz insanlar. Çocuklarına ücretsiz ders vererek onların başarılarıyla mutlu olan öğretmenlerin, her türlü sıkıntılarına koştukları yakınlarının, komşularının, hiç tanımadığı halde yardıma ihtiyacı olan insanların sevinmeleriyle yaşam enerjisi toplayanların, bir gecede “terörist” ilan edilmesiyle, en yakınları dedikleri insan görünümündekilerin “zombiye” döndüklerine şahit olunan bir dönem; içinden geçtiğimiz zaman.
Hizmet Hareketine gönül verenlerden ve birilerinin “terörist demeleriyle bir anda hayatları karartılanlardan bahsediyoruz. Eşleriyle, çocuklarıyla, yakınlarıyla yeni bir “Kerbelâ vak’ası” dünyanın gözü önünde “onlara su bile yok” denilerek yaşanıyor.
Eşi de tutuklu olan başarılı ilahiyatçı Esra Güllüce’nin de Gebze Cezaevi’nde üç yıla yakındır tutuklu bulunduğu öğrenildi.
9 ve 11 yaşlarında iki oğlu olan Güllüce’nin, kulağında %80 işitme kaybı bulunan ve aynı zamanda çölyak hastası olan oğlu Yavuz Selim’in annesine ihtiyacı var.
Cezası istinafta onandığı ve itiraz edildiği öğrenilen Esra Güllüce’nin özgürlüğüne ve anne babalarına ihtiyacı olan biri hasta (Yavuz Selim) iki çocuğuna kavuşması en büyük arzum
uz.
Çocukların çığlıklarına ses verin artık, hayatta iseniz!
https://t.co/Ml97n4iEPa
https://twitter.com/magduriyettr1/status/1139589674446577666?s=19