Hangi birimiz ne anlatsak üzücü bir hikaye dinlemiş olacaksınız. Benimki de kendime göre ağır bir imtihan… Yıllardır hasretini çektiğimiz bebeğimizin doğmasına son 2 ay kala eşim tutuklandı. İkimizin de aranma kararı vardı, o yüzden korumalı bir evde kalıyorduk, doktor randevumuz için dışarı çıktığımız anda GBT’ye takılmıştı. Zor geçen hamileliğin üstüne bir de yalnız kalmıştım. Çok geçmeden bir gece kapım yumruklandı, gelen polisti. Apar topar karnım burnumda alıp götürdüler, hamileliğimin sıkıntılı geçmesi sebebiyle imza ile serbest bıraktılar.
Doğumdan sonra bir gözüm görmemeye başladı. Doktorlar beynimde lekelenme olduğunu söylediler. İlaç tedavisine başladık ve ms hastalığının başlangıçında olduğum haberini aldım. Hiç kimseyle paylaşamadım bu haberi, ailem haricinde.  Çünkü kimseyi üzmek istemedim. Zaten herkesin bir derdi bir imtihanı vardı, bir de bana üzülmesinler istedim.
Bebeğime bakacak kimsem olmadığı için ailemin yanında tedaviye başladım. Fakat bu seferde eşim yapayalnız kaldı.
Doktorlar üzüntüden sıkıntıdan hasta olduğumu söylüyorlar, olanlara üzülmemek mümkün mü?