Merhaba,
Sizlere son dönem yaşadıklarımızdan bahsetmek istiyorum. 30 yıldır yaşadığım beldede bir gün eşimin evden bu şekilde çıkacağını hiç tahmin bile edemezdim, tâki 15 Temmuz gecesine, hayatımızı bir anda alt üst eden o geceye kadar. Ben ev hanımıyım, eşimde doktordu ve çocuklarım okuyorlar. Her şey güzel, mutlu bir hayatımız var derken, gelecekte böyle acı günler bizi bekliyormuş. 15 Temmuz sonrası çok değil, bir kaç hafta sonrası, sabahın nurunda evimiz polisler tarafından basıldı ve evde arama yapıldıktan sonra eşimi alıp götürdüler. Çok üzülmüştük çünkü eşimin hiç bir suçu yoktu, ne olduğunu anlayamamıştık, neyle suçlayabilirlerdi ki, değil birisine el kaldırmak hastalarına bile hareket ederken çok dikkat ederdi, bunun yanında terör örgütü üyesi ile yaftalanarak tutuklanması bizi derinden yaraladı.
Eşim alındıktan sonra görüşlerimiz başlamıştı çoluk çocuk her hafta kapalı görüş, ayda bir açık görüşe gidiyorduk,  sabırla bir gün buradan beraber gideceğimiz günü bekliyorduk. Evimizin direği yoktu, ne neşe kalmıştı ne sevinç. Onunla görüştüğümüz günler evde bir farklılık olurdu, çocuklarla herkes babasıyla ne konuştu onu konuşup dururduk.
Elbet bir gün çıkıp gelecekti ki, kader yollarımızı ayırdı, ahirette buluşmak kaldı bize. Eşimin kalp rahatsızlığı vardı, 5 aydır içerideydi bir sorun olmamıştı. Kısa bir süre önce eşim kalp krizi geçirmiş hastaneye kaldırılmıştı, saatlerce süren ameliyatın arkasından eşimin ölüm haberi gelmişti, adeta yıkılmıştım hayat arkadaşım 5 aydır yanımda olmadığı gibi bundan sonra hiç olamayacaktı. Çocuklarım ve ben adeta inanamamıştık, çıkıp geleceği zamanı beklerken, eşim artık hayatımızda hiç olmayacaktı.
Neydi eşimin günahı ki ölürken bile yanında olamadık, burada bu cümleleri ne kadar yazıya döksem de, içimde yaşadıklarımı kimseye anlatamam. Eşimle geçireceğimiz son 5 ayımızı elimizden aldılar. Çok gördüler son demi birlikte yaşamamızı. Daha fazla canların yanmaması için, daha çok ocağa ateş düşmemesi için yazıyorum bunları. Sesimizi duyan olur muhakkak ümidi ile..