Ben… Gençliğimin baharında bütün hayallerimi yıktılar. Hayatın başındayım. Bir yandan KPSS’ye hazırlanıp atanabilmek için çalışırken bir taraftan da müftülüğe bağlı bir Kuran Kursunda vekil Kuran kursu öğretmenliği yapıyordum. Aldığım ücretle, KPSS kurs ücretini ödemeye çalışıyordum. Gün geldi sevdiğim insan karşıma çıktı. Her genç kızın hayali olan gelinlik giyecektim. Evlilik hazırlıklarımı tamamlamaya çalışıyordum. Nişanlım ailesi ve benim ailemle beraber kararlaştırdık 25 Aralık 2016 da evlenecektik, ta ki düğünümden 1 hafta öncesine kadar. Evimizin kapısını polisler çaldı. Düğünümde bilezik takacağım kollarıma kelepçe takıp önce emniyete götürdüler ve suçumun ne olduğunu bilmeden nezarete attılar. Günlerce nezarethaneden sonra ardından savcının karşısına çıktım. Terör örgütüne üyelikten tutuklanması deyince çeyizlerim gelinliğim eşyalarını yeni kuracağım yuvam öğrencilerim gözümün önünden geçti. Bu nasıl bir vicdan bu nasıl bir insanlık. Devleti ben mi yıkacağım. Yazıklar olsun çaldınız hayallerimi. Çeyizlerim eşyalarını özenle yerleştirdiğim yuvam gelinliğim kaldı. Düğün günümde şimdi cezaevindeyim. Şu anda cezaevindeyim, burada ne kadar kalacağımızı ne zaman çıkacağımızı bilmediğimiz dipsiz bir kuyuda gibiyim. Allah’tan biran önce buradan çıkmayı ve ülke olarak normale dönmeyi istiyorum.