Türkiye’deki cezaevleri son yıllarda bebeklerin, lohusa kadınların, yaşlı, çocuk, hasta, gazeteci, bilim insanları, her kesimden yetişmiş yüzbinlerce insanı, âdeta “öğütme makinesi” misali özellikle dış dünyada konuşulduğu, bir ülke haline geldi.
İstanbul Silivri 7 No’lu Cezaevi’nde kalan öğrenci Ali İmran Ciritçi, genç yaşında girdiği beton duvarların ardında yaşam mücadelesi veren yüzlerce hasta mahkumdan biri.
Bir yıldan fazladır tutuklu olan Ali İmran Ciritçi’nin, kalp problemi olduğu, ayrıca gözünde ki rahatsızlığı nedeniyle bir gözünün kapandığı öğrenildi.
Kaç yaşına gelirse gelsin analar için evlatları hep çocuktur. Hele de genç yaşında zindanlara yolladığı evladı, analar için daha da küçülmüştür mutlaka.
Ali İmran Ciritçi’nin annesiyle görüştüğü son açık görüşte; biri annesine “siz Ali Bey’in annesi misiniz?” deyince Annesinin “Ne beyi, Ali daha çocuk çocuk” dediğini duyan çevredekiler duygulanarak anneye destek olmaya çalıştığı ifade edildi.
“Analar ağlamasın” diye meydanları inletenler, binlerce anayı ağlattı, ağlatmaya da devam ediyor.
Anaları ağlatmayın artık.
Kalp ve göz hastası Ali İmran Ciritçi’yi serbest bırakın.