Anayasa’yı tanımadığını bizzat ülkeyi yönetenlerin beyan ettikleri bilinse de günden bugüne rafa kaldırılan yasalar nedeniyle âdeta çadır devletine döndü Türkiye.
Yapılan yorum ve haberlerden; Dünya’nın, özellikle Batı, AB, ABD vb. bu durumu yani hukuksuzlukları, yaşananları canlı yayın aracıyla izliyorcasına kaydetmekte olduğu anlaşılabiliyor.
Kısıkta olsa ses çıkartmaları, “ya da şimdilik çıkartmamaları”, belirli siyasî veya farklı sebeplere bağlı olduğu düşünülse de, mutlaka bir gün yapılan bu hukuksuzlar, işkenceler, haksızlıkların hukuk karşısında hesabının sorulacağından şüphe duyulmasın.
Adaletin olmadığı coğrafyaya devlet denilemez. Onun için, bugün sürecin bu duruma gelmesinde, en temel hukuk kurallarının dahi gözardı edilmesi ve bir yerlerden emir alırcasına kararlar veren hakimlerin ve güvenlik bürokrasisinin katkısı kuşkusuzdur.
Bu hukuksuz uygulamalarda en acınası durum, yüzlerce hamile ve altı aydan küçük bebekleri bulunan annelerin açık yasal hükümlere rağmen tutuklanmaları gelmekte.
Bartın Cezaevi’nde tutuklu bulunan Güzin Mızrak isimli kadının, 6 aylık hamile olduğu ve 5.5 aydır cezaevinde tutsak olduğu öğrenildi. Ayrıca anne adayı Mızrak’ın şeker ve Hepatit B hastası olduğu belirtildi.
Bu hamile kadının yasalara göre cezaevinde tutulmaması gerekir ve bu durum açık bir şekilde suçtur!
Güzin Mızrak’ın, hem hamilelik nedeniyle hem de diğer rahatsızlıkları nedeniyle oldukça zayıfladığı, defalarca hastanenin acil bölümüne kaldırılmasına rağmen hâlâ cezaevinde tutulmaya devam ediliyor.
Yapılan başvuruları dikkate bile almayan hakimlere kanunları tekrar hatırlatmak gerekirse; bu kadını içeride tutmak keyfiliktir, zulümdür, takdir yetkisi değildir.
Hamile Güzin Mızrak’ı, yasal hakkı gereği özgürlüğüne kavuşturun.
https://t.co/8l6d6hVxrO
https://twitter.com/magduriyettr1/status/1185149537310183432?s=19
https://t.co/Em3cGiCC1M
https://twitter.com/magduriyettr1/status/1143485431348174848?s=19