Cezaevlerinin dolup taştığı, her gün hukuksuz tutuklamaların olduğu günümüz Türkiyesi’nde hakimler ve savcılar aldıkları kararları hukukun ve vicdanın gereksinimleri ile değil de sarayın istekleri doğrultusunda alınca ortada olan yasaların kullanılabilir hiçbir tarafı kalmamakta.
Alınan bu hukuki olmayan ısmarlama kararlar sonucunda çoğu aile tutuklu yakınlarını görmek için yüzlerce km yol katetmekte ve bu da bazen ailelerin trafik kazası sonucu ölümlerine sebep olmakta. Mahkemelerce kararı onanan ve hüküm alan mahkumların yakınlarının ikamet ettiği yerdeki ceza infaz kurumuna nakillerini istemeleri yasa da açıkça belirtilen bir hak. Fakat tutuklamalar yetmezmiş gibi mahkumlar ayrıca ailelerinden uzaktaki bir cezaevine nakil edilmekte.
Son olarak Selahattin Demirtaş’ın ailesinin görüş günü trafik kazası geçirmesi bu keyfi uygulamanın bir kez daha gündeme gelmesini sağladı.
Balıkesir L Tipi Cezaevi’nde kalan Hasan Oğuz da ailesinin ikametine yakın Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinden birine defalarca naklini istemesine rağmen bu dilekçeleri yasaya aykırı bir şekilde kabul görmeyen binlerce mağdur tutukludan yalnızca biri. Oğuz’un ailesi görüş ziyareti açısından büyük zorluklar çektiği belirtildi.
Bu hukuksuz uygulamanın bir ailenin daha görüş yolunda yok olmasına neden olmadan bir an önce kaldırılması gerekmiyor mu ?