Sabır

1 gecede herkes gibi altüst olan hayatımız bir gün sabahın 6 sında ‘aç kapıyı polis’ haykırışlarıyla apar topar götürülen eşimin ardından kimin kapısını çalacağımı ne diyeceğimi bilemeden ‘baba işe gidiyor’ diyerek babasıyla vedalaşan 3 yaşındaki çocuğumla çaresizce kalmakla başladı 6 aydır yaşadığımız kabus.
Neyse ki çalışıyordum, birden bire sarsılan ekonomik durumumuz ev sahibinin eşimin durumunu öğrenmesiyle evden çıkartmasının ardından borcunu ödediğimiz arabayı satmakta buldum çareyi. Anada yok babada yok. Çocuğu gündüz kreşe, gece nöbetlerde bakıcıya tek başıma kalakalmışken nerden kimden ev bulacak ne diyecektim. Eşyaları gönderip arkadaşlarımı da idare etme seçeneği kalmıştı ki ummadığım yerden durumu bilen birinin evini kiraladım. Hiç tanımadığım insanlar taşıdı yerleştirdi evimi. Çünkü tanıdık ne komşu ne arkadaş kimse kalmamıştı, yalnızlığa terkedilmek, aradığın insanların telefonu bile açmaması daha çok koyuyordu.
İş yerinde her gün bir kaygıyla gidip gelmek, her idareden aranışta yüreğinizin ağzınıza gelmesi… Ama bu bir imtihandı. Eşimin tutuklandığı ilk gece kızımın uykusunda ‘Allah sizi seviyor’ sayıklamaları ile ağlaması… PKK ve IŞİD’li teröristler ile çatışınca ölse şehit olacak eşim artık “anayasal düzeni bozmaya teşebbüs eden terörist?!” olarak görmek! PKK ve IŞİD teröristleri ile aynı muameleye maruz kalmak bir kere daha yıkıyor insanı; sıcak su verilmeyen, kaloriferleri yanmayan yerlerde yatılan bir cezaevinden şehrin çok dışında bir yere sevk edilmesi ile 3 saatlik kış vakti çocukla çekilecek bir çile daha vardı ki Türkiye’nin bir ucundan gelenler varken ziyarete nankörlük olurdu.
Yine aynı muamele, şartlar iyi gibi dursa da görüş zamanının 40 dk indirilmesi, açık görüşte gardiyanların resmen burnumuzun dibinde bizi dinlemesi, görüş bitince ışıkları kapatıp çocukların gözü önünde babaların omuzlarına dokunarak vedalaşmaya fırsat verilmeden paldır küldür kapıların kapatılması… Allah’ım ne acı! Oysa çocuklarımızın babası burada görevde, bu amcalarda iş arkadaşıydı? Ama olsundu, aslında eşimi oraya Yaradan sevdiği için korumaya almıştı. Bizim de dışarıda yollarımızı açmış bize sabretmek kalmış…