H tipinde her gün her gün ağladım,
Ölüm fermanımı, yaz ver doktor bey!
Cevapsız sorular kardım ha kardım,
Derdin dermanını, “sar ver” doktor bey!
&
Baş ağrısı dersin, göğüs kafesim,
Çarpıntı vurunca; neşter doktor bey!
Hiç ihmale gelmez, durur nefesim,
Zalim mi bu derde, “çare” doktor bey!
&
Yemeden, içmeden düştüm iyice,
Solumda bir ağrı, sağım tutmuyor.
… Nefesin ensemde, gözler delice,
Gömleğim, pantolon “inan” olmuyor.
&
Ölümü beklerim, yârim üzgünüm,
Bir tabuttan farksız daracık hücre.
Küçücük bir revir, dünüm bugünüm,
Mezar mı alçaktır, “ölüm” doktor bey!
&
Şimdiye kadarı çoktan ölürdüm,
Kederden ayağa, kalktım doktor bey!
Kâh ağlattım kâh da, yâri güldürdüm,
Bütün gemileri, “yaktım” doktor bey!
&
Yazdığım dilekçe; görüldü diyor,
Hastayım tutmuyor, elim ayağım.
Gardiyan kulak ver; ölüm ne diyor,
Sarayda hayatlar, “başka” doktor bey!
&
Kararlar düşüldü; kendimden geçtim,
Zindandan, mezara, sürgün hikâyem,
Mahkeme mahkeme, ifadem verdim,
Müebbete gelde, “gülme” doktor bey!
&
Bilmem ki yazdığım ne yana gider,
Dostların sillesi oy, ölümden beter,
Ey Can! Ten evinde durduğun yeter,
Kaderde ayrılık, “varmış” doktor bey!
13 Ocak 2020
“Cezaevlerinde ölüme terk edilen hastalara ithaf edilmiştir.”