18 C
Istanbul, TR
Çarşamba, Ekim 17, 2018
Ana Sayfa Mağdur Hikayeleri

Mağdur Hikayeleri

Bu bölümde 15 Temmuz öncesi ve sonrasi mağdurların hikayeleri anlatılmaktadır.

Ferit CAN Elinde battal boy mavi bir çöp poşeti, cezaevinin kapısı önünde duruyordu. Döndü, cezaevinin heybetli kapısına baktı. Dalgın gibiydi. Kendisini bir an eski Türk filmlerinin başlangıcında gibi hissetti. Birçok film öyle başlardı. Acı acı tebessüm etti. Neden sonra kendisini...
Çok erken saatlerde yola koyulması gerekiyordu işe yetişmesi için. Sabah namazını bile iş yerinde kılıyordu. Gecenin karanlığı dağılmamıştı. Zulmün karanlığı, yalnızlığın karanlığı, mevsimin karanlığı, gecenin karanlığı hepsi katmer katmerdi. Kış çetindi. Sımsıkı giyindi. Çalıştığı mahallesindeki fırına doğru yola çıktı....
Birkaç günden beri içimdeki ses geleceklerini söylüyor...Bir sabah bizi de darmadağın edeceklerini hissediyor yüreğim...Birgün geçti, iki gün geçti, üç gün geçti...Bugünü de atlatırsak tamam dedim, bir cuma gecesi Teheccüde uyandığımda...Zira yolculuk vardı annemlere, yaklaşan doğumumu onlarda yapmak üzere...Kalktım namazımı...
  Bu da benim hikayem.....Ağustos ortasıydı. O zamana kadar adliyenin önünden geçmemiştim ben. O gün tanıştım gözaltı, nezaret, soruşturma, polis, adliye, avukat, hakim, cezaevi gibi kavramlarla...Bir akaryakıt istasyonunda, asgari ücretle geçinmeye çalışıyordum. Yine bir öğleden sonraydı. İşveren beni çağırdı ve bana...
Tarık BERA "Dürüstlük" ve "vefakârlıkla" yoğrulan yüreği, "ihtilallerin" soğuk yüzü, "darbelerin" sıcak yanı ile yüzleşip çelikleşmişti." Yıllarca bu iki cehennem arasında mekik dokuyup durmuştu. Şubat soğuğunun acısını uzun yıllar yüreğinde hissetmişti. Hafızalara kazınan (1997 Şubat), Post modern darbesinin izleri ise hafsalasında hâlâ tazeliğini...
Ferit Can   Kendimi, çok da gelip geçeni olmayan bir sokakta, izbeliği ve ürkütücü sessizliği ile sinesinde tozlu eşyaları barındıran bir eskici dükkânına benzetirim bazen. Sahiplerinden bazen ölüm, bazen iflas, bazen de terkedilme veya gözden çıkarılma ile kopmuş eşyaları bağrında saklayan bir...
Ferit Can Kapıyı açtığımda, hiç konuşmadan doğruca odasına geçip kapısını kapatıyor. Kulağım kapıda ne yaptığını anlamaya çalışıyorum. Gelen seslerden çantasını bıraktığını, hırkasını çıkarttığını ve bilgisayarını açtığını anlıyorum. Klavye ve mesaj sesinden biriyle yazıştığı belli oluyor. Kiminle yazışıyor acaba? İyice merak...
Tarık BERA   Eğitim gönüllüleri olarak yıllarını vermişlerdi bu milletin çocuklarına. Dile kolaydı bunca yılı bu şekilde geçirmek,  değil birbirlerine, kendi çocuklarına dahi ayıracakları zamandan yıllarca fedakârlık yapmışlardı. Senelerce evlerini de okul gibi kullanmışlardı. Tek düşündükleri ise insan yetiştirmek ve insanlığa...
Ferit Can Son bir kez göreyim istedim. Evleri fakir bir semtte, tak katlı, enine dar bir bahçesi olan, sobalı müstakil bir yapıydı. Aralık duran kapıyı çaldım. İçeriden kadınların ağlama sesleri geliyordu. Bir kez daha çalınca annesi Nermin Teyze geldi. Başında...
Süha BERK   Bir KHK ile ihraç edildiğim, karga tulumba gözaltına alındığım ve ters kelepçeyle tutuklandığım. Yüksek duvarlarla çevrili demir parmaklıklarının ardında 6 ay yattıktan sonra "pardon" denilip bırakıldığım bir şehir Erzincan. Hak, hukuk, adalet kısmına, hesap kitap işine ise hiç girmek...

BİZİ TAKİP EDİN

0BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

RECENT POSTS