27 C
Istanbul, TR
Perşembe, Ağustos 16, 2018
Ana Sayfa Mağdur Hikayeleri

Mağdur Hikayeleri

Bu bölümde 15 Temmuz öncesi ve sonrasi mağdurların hikayeleri anlatılmaktadır.

Ferit CAN "İnsan, nisyan ile malûldür" derdi hep. Yazmayı tavsiye ederdi. Çoğumuz pek yanaşmazdık, daha doğrusu cesaret edemezdik. O tavsiyelerini sıralardı. Özlü sözlerle, bazen güzel teşbih ve örneklerle bizi teşvik ederdi yazmaya. "Zaman vurmadan silgiyi, yazıyla bağla bilgiyi" cümlesine bayılırdım. "Ne...
Akif Bedir   Şairin dediği gibi sessiz yaşamışlardı kim nerden bilecekti. Yüzlerine değil gözlerine bakan anlayabilirdi mağduriyetlerini. Hasedin kılıcıyla küheylanları yaralanmıştı. Küheylan da suvari de şimdi zor günler geçiriyordu.   Zalime minnet etmemiş, namerde el açmamışlardı. Onbinlerce kişi aynı kaderi yaşıyordu. Hepsinin de...
Ferit CAN   Ne onu, ne derdini, hiç unutamıyorum.   Artık ne oturabiliyor, ne de yatabiliyordu. Üç duvarın kenarlarına yerleştirilen ranzalardan geriye kalan orta boşlukta, televizyonun olduğu duvara kadar yürüyor, geriye dönüyor ve bunu durup dinlenmeden tekrarlıyordu. Öyle ki artık koğuş arkadaşları olarak...
Kıvanç Deniz   "2015 yılının Ramazan ayı idi. Bir yeğenim daha dünyaya gelmişti. İki senedir göremediğim, öpüp koklayamadığım dünya tatlısı bir kız yeğenim. Annem de yardımcı olmak için birkaç günlüğüne evladının yanında kalacaktı. Babam ise bu günler zarfında bizde kalmayı tercih...
Nerden başlasam eksik olacak... Anne olmak dünyanın en güçlü, sabırlı, vefakar, düşünceli insanıolmak demek. Anne olmak demek sadece yuvası için uğraşan bir kadın olmak demek. Anne olmak kendi isteklerini bastırıp çocuklarının istekleri için uğraşmak demek. Anne olmak, çocuğunun yüzünü...
Ahmet Arslan Portakal ve mandalina bahçelerinden yayılan  nefis kokular herkesin başını döndürüyordu. Bahçede sadece turunçgiller yoktu. Küçük Leyla, bu bahçenin girişindeki kiraz ve vişne ağaçlarının dallarından kopararak yediği meyvelerin tadını unutacak gibi değildi. Ama kaderinin bahçeyle, meyvelerle, ağaçlarla birlikte örülmesini de istemiyordu. Leyla...
Ferit CAN Mutfakta, ocağın başında tarhana çorbası yapıyordu. Durmadan karıştırmak gerekiyordu birbirine yapışıp, topak topak olmaması, kıvamını alması için. Çorbayı karıştırırken annesi geldi hatırına, özlem dolu ince bir tebessüm belirdi ve hemen kayboldu elmacık kemikleri çıkık, geniş ve yüksek alnın...
Akif Bedir Kutuplarda buz evlerden steplerde kıl çadırlara uzanan bir sevdaydı bizimkisi. Karınca misali, bir hedefimiz vardı ama bu ayaklarla O dilemezse varılacak gibi değildi. Yolları patikalara sarmış, güneş diye ateş böceklerine yönelmiş, bu nedenle de hep karanlık yaşamış insanlığa...
Bin yıl önce bir Cuma sabahı başladı anamın imtihanı. Kapadokya'yı ebedi vatan edinmek için boy boy yiğitlerini dikmişti düşmanın karşısına. O gün Malazgirt'te açılan kapıdan girilmiş ve Avrupa'nın içlerine kadar ilerlenilmişti. Vatan edinilen bu topraklarda tutunmak için analara büyük...
Ferit CAN Düşünceliydi. Zaman sürekli anıları çoğaltıyor, önüne koyuyordu adeta. Hatıralar birbiriyle ilintili  tesbih taneleri  gibiydi. Birini ele alınca ardından bir başkası yanaşıveriyordu. KHK ile ihraç edilmeden önceki hayatı geldi gözünün önüne. Edebiyat fakültesindeki odasını, öğrencilerini, kitaplarını hatırladı. Fakültede geçen 18...

BİZİ TAKİP EDİN

0BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -

RECENT POSTS