17.5 C
Istanbul, TR
Çarşamba, Ekim 17, 2018
Ana Sayfa Mağdur Hikayeleri

Mağdur Hikayeleri

Bu bölümde 15 Temmuz öncesi ve sonrasi mağdurların hikayeleri anlatılmaktadır.

Ferit CAN   "Hüseyin karakterliye her yer Kerbelâ! Hüseyni olana her ay Muharrem" cümlesi döküldü titreyen dudaklarından İsa Bey'in. Yüzünü buruşturup, alnını kırıştırarak söylüyordu bu cümleyi. Hüzün, geniş alnını belirginleştiren kara kaşların altındaki traşsız yüzünün derin kıvrımlarında, misafir gibi değil evsahibi...
Süha BERK (Nesrin GENÇOSMAN anısına) Onu görenler, bu daha çocuk ayol derdi. Duyanlar, gelinlik çağındaydı yazık oldu. Bilenlerse, otuz yaşında hayatının baharında gencecik bir kızdı der derinden derine bir iç çekerdi. Onu tanımayanlar, halden anlamayanlar, baş koyduğu davadan bihaber olanlarsa "zindana" atıldıktan...
Zehra Afyonlu   Bir sonbahar akşamı, Salı günü 21:15 te eve geldiler. 2 erkek 1 kadın. Evi aradılar. Eşya almamıza izin verdiler sonra da hastanede kontrol ettirip emniyete götürdüler. Telefon araması yapmamıza müsaade etmediler. Biz arayacağız dediler numara aldılar. Sonra karakolunda...
Ferit CAN Semih Bey, tül perdeyi aralamadan bakıyordu dışarıya. Çatılmış kaşlarından biri ötekine göre daha yukarıdaydı. Yüksek alnındaki kırışıklık ve damarlar, sürülmüş bir tarlanın çizgilerini hatırlatıyordu. Derin bakışları, bir düşünceyi kökünden söküp çıkarıyormuşcasına bir zorlanma yansıtıyordu çehresine. Çok huzurlu ve...
Canım oğulcuğum, kuzucum, ciğerimin köşesi, FUADIM,   Annesinin BİRTANESİ bir yıldan fazla senden ayrı kalmak zorunda kaldık. Ama bir anne baba evladından bilerek ayrılmak istemez. Çok şükür ki halaların, deden, nenen, kuzenlerin, yengen ve amcan bizim bu zor zamanımızda hep destek...
Dün okuduğum haberin doğruluğunu bugün verilen salâdan anlamak mümkündü.   Bu sefer çehresinde sıcak ve samimi tebessümleri olmayacaktı. Sahi ölüm soğukluğu onun yüzüne gider miydi? Gerçi çocukluğumdan beri tanıdığım arkadaşım, eminim ölümü de tebessümle karşılamıştır ama şimdi yanına gitsem, görür görmez,...
Ferit CAN   Öğle yemeği saati yaklaşıyordu. Ranza arkadaşım Rahmi Bey ile nöbetçiydik. Gardiyanın hor bakışları ile önümüze  atar gibi, bir el  hareketi ile sürdüğü karavanayla gelen yemekleri aldık, kırmızı karpuz dilimlerini görünce birbirimize baktık  sevindik. Yılın ilk karpuzunu yiyecektik. Yemekleri...
Ferit CAN "İnsan, nisyan ile malûldür" derdi hep. Yazmayı tavsiye ederdi. Çoğumuz pek yanaşmazdık, daha doğrusu cesaret edemezdik. O tavsiyelerini sıralardı. Özlü sözlerle, bazen güzel teşbih ve örneklerle bizi teşvik ederdi yazmaya. "Zaman vurmadan silgiyi, yazıyla bağla bilgiyi" cümlesine bayılırdım. "Ne...
Akif Bedir   Şairin dediği gibi sessiz yaşamışlardı kim nerden bilecekti. Yüzlerine değil gözlerine bakan anlayabilirdi mağduriyetlerini. Hasedin kılıcıyla küheylanları yaralanmıştı. Küheylan da suvari de şimdi zor günler geçiriyordu.   Zalime minnet etmemiş, namerde el açmamışlardı. Onbinlerce kişi aynı kaderi yaşıyordu. Hepsinin de...
Ferit CAN   Ne onu, ne derdini, hiç unutamıyorum.   Artık ne oturabiliyor, ne de yatabiliyordu. Üç duvarın kenarlarına yerleştirilen ranzalardan geriye kalan orta boşlukta, televizyonun olduğu duvara kadar yürüyor, geriye dönüyor ve bunu durup dinlenmeden tekrarlıyordu. Öyle ki artık koğuş arkadaşları olarak...

BİZİ TAKİP EDİN

0BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

RECENT POSTS