22 C
Istanbul, TR
Çarşamba, Haziran 20, 2018
Ana Sayfa Mağdur Hikayeleri

Mağdur Hikayeleri

Bu bölümde 15 Temmuz öncesi ve sonrasi mağdurların hikayeleri anlatılmaktadır.

Akif Bedir Çoruh gibi debisi yüksek, Fırat gibi çorak topraklarda hayata vesile olmak için sürekli akan, Sakarya gibi menşei Anadolu olup Yunusların Mevlanaların yürekleri gibi hep yaşatma endeksli yaşayan bir anne ve babanın evladı olarak geldim dünyaya. Daha doğmadan, koşturma nedir...
Özer Fani Bu mektubu sana demir sürgülerin ardından yazıyorum kardelen, Öylesine yalnız, öylesine kimsesiz, öylesine çaresiz sanıyor görenler beni, Halbuki ah! Bir bilseler, bir anlasalar... Bazen şiir, bazen türkü yahut hasret kokan bir mektup oluyorsun kalemimden düşerken kağıda, Her kelimenin başı, ortası sonu sana...
Mahinur İnci ‘Sabahlar’ ne güzeldi bir zamanlar... Uyanır uyanmaz rahmet dolsun, bereket olsun diye acılan pencereler...Pencerelerden içe çekilen taptaze, mis gibi yenibaşlangıçlar... Ocakta tıngırdayan demlik kapağının huzur veren sesi... Buruna gelenyeni demlenmiş çay kokusu... Çay kokusu ile birleşen, fırından çıkmış kıtır ekmek......
Akif Bedir   Altı ay olmuştu soğuk demir halkalar bileklerine takılalı ama evden polisler eşliğinde çıkarken iki yaşındaki kızının babasının kucağında "Anne mi götürmeyin, annemi istiyorum!" çığlıkları Sevgi Hanım'ın kulaklarında her gün biraz daha artıyordu. Gece biraz uyuyabilirse gece namazlarına herkesten önce...
Ferit CAN Babamı çok özledim. Sanki bir çınar ağacına dayanmış, gölgesinde otururken, kökleriyle beraber sökülen o mutluluk ve dayanak noktamın yokluğunda oluşan dev boşlukta çaresiz ve bir başıma kalmış gibiyim. Şimdi babam yanımda olsaydı, içinden bir türlü çıkamadığım problemleri ve beynimi kemiren...
Ferit CAN   Babam, oturma odasında her zamanki yerinde dalgın, kederli oturuyordu.   Odada, daha fazla yıpranmasın veya yıprandıkları belli olmasınlar diye krem renkli, desensiz bir örtüyle kaplı iki kanepe ve iki tekli koltuk birbirlerine simetrik yerleştirilmişti. Babamın okuduğu kitaplarını da koyduğu ve...
Akif Bedir   Kocası İbrahim'in deport edilmesinin üzerinden tam üç ay geçmişti. Beş yaşındaki oğlu Asım'ın her gün onlarca kez sorduğu "Anne babam ne zaman gelecek?" sorusuna cevap bulamayışı ve bir yaşındaki kızı Zeynep'in "Baba gitti" deyişi Hülya Hanım'ın çaresizlik kuyusunu...
Enes Gündoğan   Onsuz iki kış, iki yaz ve gözyaşlarımla yüzümü yıkadığım sayısız geceler geçti. Kapımızı çalan da yok ama sanki o her an çalacakmış da elinde Mert'e söz verdiği bisikletle kapının önünde dikiliverecekmiş gibi geliyor. Bir buçuk sene oldu Tuncay'ımla...
"Anne! dedi Feridun Ben çok üşüyorum Örtsene üstümü Birazdan hepimizin üstünü Örtecekler, dedi annesi   Baba nefes alamıyorum Pencereyi açşana, dedi Bahar Penceremiz birazdan Cennete açılacak yavrum, Dedi babası ..."   Bu dizeler size bir şey hatırlattı mı?   Unutmak ne mümkün, önce KHK ile işlerinden olan sonra Türkiye’den kaçarken Ege Denizi’nde hayatını kaybeden Fizik...
Ilgaz Dumanlı Bir perdenin ardından sokaklara bakmayı hiç bilmezdim. Kapımı çalacak kimsem yok biliyorum. Ama yine de evin bulunduğu sokağın başından ayrılmıyor gözlerim. Bir elimde kitap, pencerede nöbetteyim.. Bir umut benimkisi, yalnızca bir umut.. Eski günler canlanıyor zihnimde; annem, babam ve abilerim......

BİZİ TAKİP EDİN

0BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -

RECENT POSTS