27 C
Istanbul, TR
Salı, Ağustos 14, 2018
Ana Sayfa Mağdur Hikayeleri

Mağdur Hikayeleri

Bu bölümde 15 Temmuz öncesi ve sonrasi mağdurların hikayeleri anlatılmaktadır.

Herkesin halil hocası | Yazar: Selim Aydın |   Sizi derinden kucaklayan tatlı, naif tebessümüyle, şeker pembesi yanaklarıyla, yılların derdini çekmiş ama pamuk gibi elleriyle gördüğünüzde sarılıp öpmek, hayır duasını almak isteyeceğiniz teyzelerden bir teyzedir Hatice Teyze. Eşi ise kısaca Manisa'nın Halil Hocası......
|Yazar: Süha Berk | Bu hayatta annesiz, babasız büyüyenler, hiç görmeyen körler, hiç duymayan sağırlar var. Bilmem ki benimkisi acı mı? Benim yaşadıklarım utanmadan anlatılır mı? Ben gökyüzündeki tüm bulutları, denizaltındaki bütün inci mercanları kalbinde taşıyan küçük bir kız çocuğuyum....
Kahraman avukat hanım | Yazar: Ferhat Aşık | Sabahın erken saatlerinde ısrarla çalınan zil ve kırılırcasına yumruklanan kapı gelenlerin niyetlerini az çok ele veriyordu. Kim olduklarını sormaya gerek kalmadan, - "POLİS" diyerek bağırdılar. Gür bir sesle! Eşim avukat olduğu için prosedürü iyi biliyordu....
Fatih Korkmaz Hakk'a yürüdü | Yazar: Latif Kalem | Kendisi Bayburt'ta Din Kültürü öğretmeniydi. Şubat 2016'da uzun süre geçmeyen baş ağrısı neticesinde beyin kanseri olduğunu anladı. Ankara'da ameliyat oldu. Sağlık gerekçesiyle tayinini de Ankara'ya yaptırdı. Ameliyat başarılıydı, Fatih Hoca da iyiydi....
|Yazar: Latif Kalem | Gündüz şekerlemesi cebindeki telefonun yüksek sesiyle kesildi. Telefonu cebinden çıkardı, hafif ileri tuttu, gözünü kıstı ve arayanın kim olduğunu görmeye çalıştı. Gözlüksüzdü, bir de güneşin yansımasıyla, Ömer Dede arayanın kim olduğunu anlayamadan çağrı kesildi. Üç saniye sonra...
Kimsesizler | Yazar: Nur Fetihoğlu |   Şuan başucundayım, beşiğinde huzur içinde uyu yavrum.  İçimdekileri haykırmak,  boğulurmuşçasına hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.  Fakat her halin bir edebi olduğu öğretildi bize.  Her şeyin fazlası zarar…  Üzüntümü ağlayarak içime akıtıyorum. Gözyaşlarımın muhatabı,  çalacağı kapı belli… ...
Yüzyıllık yalnızlık - III  Anneannem ve iki oğlu | Yazar: Hikmet Coşkun |   Büyük bir sessizlik oldu o susunca. İnsanlar sustu, arabalar sustu, hatta kuşlar bile sustu sanki tepemizdeki koca çınarın dallarındaki. Oturduğumuz yerden caminin ön tarafı görünüyordu. Vakte yetişemeyenlerin içeriye giriş...
Yüzyıllık yalnızlık - II Mehmet ve Ramazan dayım | Yazar: Hikmet Coşkun | Caminin bahçesinde bir yer bulup oturduk. Hala mırıldanıyordu dualarını. Sessizliği bozmak istemedim. Kendini hazır hissedince konuşmaya başlayacaktı. Aslında diyecek bir şey bulamadığım için konuşmuyordum, konuşamıyordum. Âmin deyip elini yüzüne...
Yüzyıllık yalnızlık - I İlk imtihanlar | Yazar: Hikmet Coşkun | Anlatacaklarım kimsenin birbirini anlamadığı bir çağda yaşandı. İnsanların kendisine getirilen haberin doğruluğunu hiç araştırmadan inandığı bir çağda. Yalancıların söyledikleri yalanları hakikat ambalajına sarmak zorunda bile hissetmedikleri bir çağda. Güneşin neredeyse batıdan...
Yitik hayatlar | Yazar: Selim Aydın | Uzun zamandır görüşmemiştik, çarşıda birden burun buruna geldik. Şaşkınlık ve sevinç duygularıyla sarmaş dolaş olduk. Halini hatırını, işini gücünü sordum. - Ben ihraç oldum, dedi. - Ne zaman oldu bu, dedim. - 1 Eylül'deki KHK ile dedi. Ben...

BİZİ TAKİP EDİN

0BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -

RECENT POSTS